Dayak üstüne…

Dayak eğitimi pisletiyor. İnsanlığı çürütüyor. Onu hiçbir gerekçeye dayayamazsınız. En doğal hakkını alabilme amacına dayalı olsa da dayağa başvuru, insanı küçülmekten kurtaramaz. Basın sütunlarına, sık sık dayak yiyen kadınların feryatları sinmiş. Başta Cahit Külebi olmak üzere birçok şairimiz, ağlatılan bu kadınlar için, ağlayan şiirler yazdı. Okullarımızda, ilkinden lisesine kadar dayak yiyen çocuklarımızın fotoğraflarıyla yıkılıyoruz. Arada [...]

Şiirde Biçimcilik

Cumhuriyet'e kadar gelen Türk şiirinde -ayrıcalık taşıyanlar dışta tutulursa- bir nazım, yani dizin sorunu süregelmiştir. Klâsik divan ve halk şiirimizin biri arûz, ötekisi hece olmakla birlikte ortak yanlarından biri, değişmez "Manzûmecilik"leridir. Efâil ve Tefâîl kalıplarının beş yüzyıl süren tekdüzeliği, İslâmlıktan önceki ve İslâmlığın benimsenmesinden sonraki klâsik halk şiirimizde de tıpkısına yinelendi. Çoğu 4+4+3 ve 6+5 [...]

Cahit Külebi’nin Sıkıntı ve Umut’u

Bizde halk şiiri üzerinde, Nedim'in, bazı III. Ahmet devri ozanlarının göstermelik ilgileri var. Bu, Tanzimat'ta biraz daha gelişir. Ama pek bilinçli sayılmaz.  Cahit Külebi(1917-1997) Ziya Paşa'nın; horlamanın en ağırını kullanarak batırdığı halk ozanları için sonradan kaleme aldığı, "Şiir ve inşâ" yazısındaki davranışı bile, ne istediğini bütünüyle anlatamamış bir ikilik içindedir, çünkü burada da, halk şiirini, [...]