Şu bizim musikinin sayısı, iki değil, dörttür. Bir defa kökünü Anadolu köylüsünün ruhuna, özünü Orta Asyalara dayayan bir iptidaî, fakat bâkir halk musikisi vardır. İkincisi, altı yüz senedir bu topraklarda yaşayan bütün okumuşların, bir milletin en güzide çocukları olan münevverlerin tanıdığı, sevdiği, padişahları savaş kadar kendine bağlamış; Rumlardan, Musevilerden ve Ermeni vatandaşlarımızdan yüzlerce bestekâr çakartmış [...]
