Bir şeyini kesmek

Neyini? Şu sıralarda belediye seçimleri de var ya! “Refah kazanmazsa bıyığımı keserim.” “Siz bakmayın, belediye başkanlıklarına! Milletvekilliği seçimlerini Erbakan alırsa sakalımı keserim.” ANAP, Doğruyol ve de SHP’nin kazanıp kaybetme ihtimallerine göre bahse girişenler, yemin etmeler de var ya, ama bir yerini kesmeye kalkacak kadar ateşlilerine pek rastlanılmıyor. Ama efendim, bizim “şeyini kesmek” deyip de yutkunduğumuz, [...]

Öfke baldan tatlı mı?

Hafta içinde, gazetelerde, bir yıl önceki haberin tıpkısı yinelendi. Bir hanım, kocasına “tatlım” dedi diye şaplağı yemiş. Öfke denilen atı, yelesinden yakalayıp gemleyemiyoruz. Zaif mi, çocuk mu, kadın mı, ilkokula giden minicik bir yavru mu, kırılası ellerle çullanıveriyoruz. “-Efendim, biraz içkiyi kaçırdım da..” Böylelerine “içkinin daha güzeli var; zıkkım; onu iç” diyesimiz geliyor. Sadist değilse, [...]

Maksim’de fasıl…

Birkaç ay önceydi. Aziz bir dostla, Maksim’de, fasıl dinledik. İcra edilen eserlerin, seslerin ve oluşturulan düzenin hayranı kaldık. Türk musikisini, sahnelerimizin baştacı yapan iki kişi, Fahrettin Aslan ve Osman Kavran dostlarımdır. Gece yaşantım olmadığından vaktim olmazdı gitmeye. Ama yakın dostum, “Gel gidelim, Şardağ” deyince yürekten benimsedim. Yetmiş yaşın işbitmişliğine rağmen Maksim’e girdik. Fasıldan dağılıp gönüllerle birlikte [...]