Diyar-ı Arab'ın çiçeği burnunda bir albayı var, biliyorsunuz: Edip Çiçekli. Hani "isterim isterim" diye tutturan, ne istediği de belli olmayan şımarık çocuklar vardır; şeker verirsiniz leblebi ister. Küçücük avucuna sığmayacak şeyleri alır, üstüne başına döker. Bu Çiçekli de her sarası tutuşunda Hatay'ı isterim diyordu. Tabii, sinek vızıltısı bile, nazarımızda bu aktör kılıklı zattan bin defa [...]
