Bir edebî mektebi hastalık haline getirmiş gibiyiz. Bir hakikat, bize yalnız ifrat halinde değil, eksik ve sakat bir halde de hâkim olmaktadır. Tanzimat'a kadar ve ondan uzun yıllar geçtikten sonra da realitenin dışında idik. Bugün bir realite hastalığına tutulmuş, her ölçüyü ona göre tayin etmeye çalışıyor, tempéramentları [mizaç], sanatkârın fizyolojik bünyesini, devrin atmosferini, ifadenin hususiyetini [...]
