Dün gece Ankara Radyosu'nda birbiri peşi sıra Ömer Altuğ ile Necdet Varol’un birer bestesini dinledik. Okuyan da, Mustafa Sağyaşar’dı. Bu delikanlı, eğer çirkin sesler için bir müsabaka açılmış olsa, orada öyle sanıyorum ki ikinciliği falan alabilirdi. Ben eminim ki Kozanoğlu dostumuzun eleğinden geçseydi, bu acayip ve bet sesli çocuk mikrofona çıkmazdı. Herneyse mesele bundan ziyade [...]
Etiket: Halide Edip Adıvar
İkinci Cumhuriyetmiş
Kuru, basbayağı bir gürültüdür gidiyor; “İkinci Cumhuriyet!” Solun en sivri köşesinden çarkettikten sonra, “Özal’dan büyük devlet adamı yok ”diyenler… Sağın en ucunda, kıskıs gülenlerin ağız şapırdatmalarından da güç aldıklarını sananlar ve bazı toy kalemler konuşuyorlar. İnsafsızlığı, sırıtıkla birleştirenler çiziktiriyor: “İkinci Cumhuriyet!” Bu topraklarda bir avuç ülkücü asker; boyunları hem düşmanların hem sondan bir önceki padişahın [...]
Seçim gürültüleri arasında Âkif’in kızı
Milliyet’in, hafta içinde yayınlanan haberiyle silkinmek ve utanmak gerekiyordu. Seçim gürültülerine dalmış giderken şair Mehmed Âkif’in feryat eden kızının sızlanışı, parti başkanlarının kılını kıpırdatmadı; devleti uyandıramadı. Milli şairimizin kızı Ersoy Hanımefendi, Beyoğlu’ndaki evleri yıkılacağı için kızı, yani şairimizin torunu ile birlikte sokağa atılıyor. Yeni bir eve mi taşınsınlar? Bu devletin, İstiklal Marşı şairimizin kızına bağlandığı [...]
Kararsız oylar yok ki…
İktidar partisinin, iktidarı ele geçirme umutsuzluğunu, muhalefetten önce Sayın Özal açıklamıştı: “Ben olmasam ANAP’ın oyları yüzde onda kalır.” ANAP Genel Başkanı olduğu ilk günlerde Mesut Yılmaz Bey’in, Turgut Bey’e karşı, dudak açısı oldukça büyük ve sesli sitemleri oldu; ANAP’ın siyasetine karışmaması için. Geçtiğimiz hafta, ANAP Genel Başkan yardımcılarından dost Saffet Sert, “Özal lütfen geri çekilsin” [...]
Edebiyatımızda Vatan Duygusu – VII
1908 Meşrutiyetinin hayırlı neticelerine dair Hiç şüphe yok ki ne olduğunu henüz söylemediğimiz bu neticeler, Türk vatanının bir cihan harbine girmesine engel olmuş değildir ve yurdun eskisinden daha beter parçalanmasının önüne geçememiştir. Fakat Meşrutiyet inkılâbı da nihayet, çeşitli emperyalist dalgaları arasında bocalayan imparatorluğun sathından doğuvermiş bir tezahür değil midir? Onu da XIX. asrın ikin nısfına [...]
Edebiyatımızda Vatan Duygusu – VI
Meşrutiyet devrinin ilk anda görülen belirtilerini ve bu belirişlerin vatan bakımından edebiyatımızdaki akislerini çizmiş bulunuyoruz. Fakat her duyguda olduğu gibi vatan duygusunda da ilk anlaşılan ve hissedilen şeylerin derinliğine inildikçe daha başka renkler bulmak mümkündür. Bir hissin ilk cazip veya antipatik tezahürlerini yenerek onun iç taraflarındaki gerçeği bulabilmek belki çoğu zaman zor ve imkânsız gibidir. [...]
