Devlet tiyatrosundan gözümüzün bebeği bir grup İzmir'de. Bir zamanlar müdürünün mızıka okulu diye isimlendirdiği konservatuvarda geçen hadiseyi nakledeyim: Romeo Juliette’den alınmış bir sahnenin seminerindeyiz. Kulumbuh, Karl Ebert, Banguoğlu ve ben Juliette’in “Elveda Romeo” diye sevgilisine en hararetli bûsesini konduruşunu seyrediyoruz. Bir idareci dayanamayıp yerinden fırlıyor, taassubu ter şeklinde yüzünden damlayarak: -Yahu diyor, kaç defa söyledim; [...]
