Demirel’in bir işareti

Hafta içinde, Sayın Cumhurbaşkanı, "İslâm'ı yoruma açmanın zamanı gelmiştir" anlamını içerik bir uyarıda bulundu. Cumhurbaşkanımızı sık sık siyasete çekiyor basınımız. Güncel haberlerin her gün, bombardımanı şart, ön sayfalar hep gelinliğe hazırlanacak, görücüye çıkacak. Ama bu kez Demirel'in ana başlığa geçmesi gereken bir işareti uçtu gitti.  Babamı Dinlerken Dört yaşında Kur'an'ı hatmetmiş, on dördünde hıfza başlamıştım. [...]

Ah ah ah

Şu “ah” ünlemine, neden bu kadar yapıştık? Sözcük olma onuru bile yok. Ama bastıbacak görünümü ile sözlüğümüze girmiş. Ne var ki yıllardır ülkemi saran yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlıklar karşısında önemi daha da arttı. Çoğunlukla, ses tellerimizden her çıkışında, mutlulukların sergilenişine ya da derin sevdalara bayrak sallar. Hatta umutsuzlukların şiir ve müziğinde de, eserlerinde de pansuman. [...]

Ermeniler

Önce, deyimi doğru koyalım: Türkiye’de Ermeni sorunu yok. Dini Hristiyan, mezhebi Gregoryen olan Türk kardeşlerimiz var. Biz onlarla, bu devleti kuran Sultan Osman zamanından beri kucak kucağa yaşarız. Emperyalist Avrupa devletleri kışkırtmasaydı onlar ve onlara karşı Osmanlılar, bazı üzücü olaylara girişmeyeceklerdi elbet. Atatürk Cumhuriyeti’nin kurulduğu tarihten bu yana ve de Osmanlı tarihinde Ermeniler bu vatanda [...]

Klâsik Dîvan Şiirimiz İçin Yazılanlar

Şardağ, güzellik alıp satıyor, çirkinle işi yok!Rüştü Şardağ Anatole, France, Roma yıkıntıları üzerinde, eleştirinin faydasını tartıştırdığı iki kişiden birinin arkasına gizlenerek, "Tüm eleştiriciler" der, "Tarihte hep tepetaklak gelmişlerdir. Çünkü büyük bir sanatçı olamamışlardır. Ne var ki her sabah, gözünü dünyaya açan sanatçı, kendisini çekememezlik içinde gözleyen eleştiricilerin varlığını bilir ve toparlanır. Görüyorsunuz ki onlar yine [...]

Bir Yazının Düşündürdükleri

1 Sonteşrin 1941 sayılı "Ülkü"de Suut Kemal Yetkin'in "Eski bir tercümeyi okurken" adlı yazısı dikkatimizi çekti; hayli acı bir surette en salahiyetli kalemlerin bile kendi sahalarında ne kadar ihmalci, ne kadar kolay sonuç elde etmek isteyici olduklarını bir daha hatırlattı. Sayın muharrir, "Tercüman-ı Hakikat"le, Musavver Servet-i Fünun Mecmuası'nın 1313'de birlikte neşrettikleri bir fevkalâde nüshada Selânikli [...]

Edebiyatımızda Vatan Duygusu-II

Artık edebiyatta da minkılâp değil, ancak bir inkılâp hareketinin emarelerini görmek mecburiyetinde kalacağımızı kestirebiliriz. Madem ki Tanzimat'ın nabzını yoklamıya çalıştık. Netekim her çeşit, her nevi ve her mektebe mensup edebiyatın, edebiyat örneklerinin akın akın Tanzimat'a karıştığı bir devrede, "vatan" kelimesinin de eserlerde akisler bulması pek tabi idi. Fakat vatan yeniden idrâk ediliyor gibiydi. Çünkü yeni [...]