Berhayat Orhun ve Atıfet Savun Bu akşam İstanbul Radyosu'nda, saat 21.00'de okuyacak olan Saime Sinan son iki sene içinde birdenbire alıp yürüyen bir ses sanatkârımızdır. Safiye Ayla'nın açtığı çığırda ilk denemelerini yapan bu kızımızda, son iki senedir derin bir hamleye şahit oluyoruz. Saime Sinan (1928-2008) Hacim kabiliyeti fazla vesiası derin olan bir göğüsün bütün körüklerinin [...]
Etiket: Nedim
Bir mektup
Dün yine bir mektup aldım; dört yaprak dolusu. Evvela benim herkesi tenkit ederken yaptığım «büyük bir hatadan» bahsediyor. «Esti nesim-i nevbahar» diye başlayan eserin güftesi Nedim’indir demişim. Bir gafletime gelmiş. Kul kusursuz olmaz. Gerçi benim gibi tenkidi meslek edinmiş olan bir insan böyle bir hataya düşmemeli. Şair Nef’î’ye ait olanı Nedim’e mal etmemeli. Ama olmuş [...]
Sen kimsin a Sultanım?
O ne zaman meydana çıkacak? - Soluğu hece zannetmeyelim - Devede boynuz olur mu? Okuyucularıma bugün Müzehher Güyer'in Ankara Radyosu'nda 12.20 seansında temiz sesinden çok güzel şarkılar dinleyeceklerini haber vermek isterim. Programdaki ilk eser Basmacı Abdi Efendi'nin Rast makamından bestelediği küçük, fakat çok içli bir şarkıdır: "Senin aşkınla çâk oldumYeter gayri helâk oldumGamınla çâk çâk [...]
İstanbul üstüne / Mümkün mü beyan..
Arap medeniyetinde camiler şerefesizdi. Bizans'ta kubbeler biraz mahaddepçe idi. Biz hem kubbeli, hem minareli camiler yaptık, Şark'tan da Bizans'tan da tesir aldık. Ama İstanbul semalarına uzananlar bütün dini mâbedlerimizde bir Türk üslûbu yaşamaktadır. Süleymaniye'nin kubbe saçaklarını, geceleyin denizi yakan yakamozlar gibi karanlık, loş ve mor ışıklara boğan o harika çiniler Konstantiniyye'nin Türk'ten yediği ebedî damgalardır. [...]
İsmet Yazar’ın bulduğu pınar
Büyük üslûplardan faydalanmak veya ezilmek istemem ama yan cebime koy - Nazın mestettiği sevgili İsmet Yazar(1929-2013) Bir san'atkâr okuyucunun uslûbundan faydalanmak başka şeydir, o san'atkârın kuyruğu olmak yine başka şeydir. Bu bahsi açışımın sebebi, radyomuzda bu akşam 19.45'de okuyacak olan İsmet Yazar'ın adına gözümün takılmasıdır. Bir zamanlar, bu gencimiz sesindeki bütün temiz hançere tezahürüne rağmen [...]
Hasan efendi değil, Münir efendi
Dün gece Elhamra sinemasında bir konser dinledik ki, ne gürültü, ne alkolize bir hava, ne tabak, çatal sesleri, ne münakaşa, ne hır, ne de zır vardı. Leblebi satanlara, gazoz patlatanlara, Amerikan jikleti çatlatanlara hiç rastlamadık. Bu bahtiyarlığın bir yüzü idi. Bir de öteki yüzü var. Büyük üstadım aziz sanatkâr Münir Nurettin’in her konserinde olduğu gibi [...]
Bir şeyini kesmek
Neyini? Şu sıralarda belediye seçimleri de var ya! “Refah kazanmazsa bıyığımı keserim.” “Siz bakmayın, belediye başkanlıklarına! Milletvekilliği seçimlerini Erbakan alırsa sakalımı keserim.” ANAP, Doğruyol ve de SHP’nin kazanıp kaybetme ihtimallerine göre bahse girişenler, yemin etmeler de var ya, ama bir yerini kesmeye kalkacak kadar ateşlilerine pek rastlanılmıyor. Ama efendim, bizim “şeyini kesmek” deyip de yutkunduğumuz, [...]
Yavuz bir ozan
Hilmi Yavuz’un son çıkan "Ayna Şiirleri" elimde.. Sevginin son merdivenine çıkmışım; oradan alkışlıyorum. Eski şiir dünyasının bütün özsuyu onda. Onda ama yakalayamaz, bulamazsınız ki! Uzak dağların arkasından size ünler gibidir, dizeleri. Şiirlerine yanıt verme olanağı bulamadığım bir okurum, bana kızmış; mektubunda, “Siz divancısınız” diyordu. Yıl 1944. Ulus gazetesinin edebiyat ekinde rahmetli Orhan Veli, Cahit Sıtkı [...]
Klasik şiirimizde aşk
Bir dîvan doldurma zorunluluğu düşünün. Rakiplerinden aşağı kalmamak için alfabenin bütün harflerini kafiye olarak kullanma yarışı içinde en esprili, en güzel gazelleri sıralayacaksın. Osmanlı Türklerinin benimsediği Arap ve bazı da Fars harflerinin hepsiyle birlikte, sık sık kendini zorlayarak gazeller yazacaksın. Diyelim sonu “b” harfiyle biten gazel dolduracaksınız. “Kitab, bâb, müâb, icâb, gülnâb” gibi.. Her üç [...]
TRT ve eşcinseller
TRT’nin, kendileriyle ilgili programı üzerinde eşcinsellerin tepkisi hâlâ sürüyor. “Bizi sergilediler. Bize karşı nefret duygusu uyandırdılar.” İnsanın soracağı geliyor: “Devlet kuruluşu, ya ne yapsındı? Size Türk halkının kucak açmasını, saygı ve sevgi duymasını mı sağlayacaklalardı?” Toplumumuzun hem İslam’a, hem milli geleneklerimize ters düşen bu çarpık ilişkilere karşı tepkisi, hiç de yumuşak ve hoş görülü değil. [...]
