Bir güfteye iki beste

Kazmasız saksağanlar-Fuad Edib'in talihsizliği-Kıçırılmayacak fırsat Bugün saat 12.30'da Ankara radyosunda okuyacak olan Melâhat Pars'ın programında, Şükrü Tunar'ın Hüseyni bir şarkısı var. Bu talihli güfteyi yazıyorum: "Geçti sevdalarla ömrüm ihtiyar oldum bugünAk-pak olmuş saçlarımla bikarar oldum bugünBir muhabbet neşesiyle ilkbahar oldum bugünBen huzurunda yer öptüm tacidar oldum bugün" Talihli güfte dedim. Çünkü bu sözler Servet-i Fünun [...]

İkinci konser

Dün gece Münir ikinci konserini verdi. Şehrimizin ölümsüz evlâdı Rakım Hoca, bu konserin ilk kısmının birinci eserini, güftesi Baki’nin olan: “Müheyya oldu meclis sakiya peymaneler dönsün.” Hüseyni nakşıyla tezyin etmedeydi. Bir defa şununla İzmirliler övünebilir ki Hisar Camii'nin bu derin hocası hiçbir eserinde bu rütbe yükselmemiştir. Klâsik musikimizin Dedelerine has bir olgunlukla işlenmiş olan bu [...]

Hoş geldin Münir…

Beş köklü medeniyetin hatıralarını ardında saklayıp Homeros’u ile olduğu kadar, Rakım Elkutlu’su ile de övünen, sanata, musikiye ezelden vurgun olan şehrimiz, seni bağrına basmakla bahtiyardır. Sen de iyi bilirsin ki dostum, Türkiye'de bir alaturka- alafranga davası yoktur. Alafranga, kendi tekniğinde devlerini vermiş; bizimki de kendi devlerini bizlere yadigâr bırakmıştır. Gerçi komiktir, onların üstadlarını yâdetmek bu [...]

Mümkün mü Unutmak

Nahit Hilmi’nin ölümü ile büyük bir boşluk kaldığı sanmıyorum. O sülün vücutta, hayat ve fizik namına zaten bir şey kalmamıştı. Bu tende, maddenin bütün kımıldanışları bitmiş, uçuk ve donuk gözlerde kupkuru bir yalnızlıkla, ıslak bir zavallılık birikmişti. Yalnızdı; çünkü duyduğu kadar duyurduğu güftelerinin sahibi çoktan cismini, şairden uzaklara kaçırmış, onu yer yüzünde yalnız komuştu. Bir [...]

Kasabalı Mehmet

İzmir'in pek yakından, fakat ne yazık ki içkili gazinolarda ud icra eden bir çalgıcı olarak tanıdığı Kasabalı'yı geçen gün bin cefa ile yetiştirdikleri radyo sanatkârları arasında bir kere daha fedakarlık heykeli gibi yükselmiş buldum. Şu bizim fakir kurulup fakirane devam eden radyomuzun ilk çalışma günlerinde onu bir kışlık gazinoda keşfetmiş olmanın hazzını ömrüm oldukça unutmayacağım. [...]

A devletim!

Altı sene oluyor, İzmire uğradığım bir yaz tatilinde, halkevindeki resim sergisini seyretmiştim. Buna sergi diyemem. Çünkü benim gittiğim gün iki saat içinde bir ikinci ziyaretçi gelmemişti. Açıldığı günden bu yana on bir gün içinde de, öğrenmiştim ki, gelip görenlerin sayısı yirmi ikidir. (Exposer) den teşhir etmekten gelen sergi kelimesi, adı üstünde bir teşhir işidir. Aradığı [...]