"Candan ve samimi tenkit, riyakâr okşamalardan daha faydalıdır" diye bir lâf vardır. Pek de hoş olmasa gerek. Şu radyomuz hakkında övmede ve tenkitte hükümlerimi dirhemle vermemek bütün sebebi haktan ayrılmamak olduğunu bilen bilir. Bu sebeple hemen mevzuya gireyim: İzmir Radyosu'nun düzene giren, sevilen ve cidden taktir toplayan bir çok hususları yanında saz ve hoca davası [...]
Etiket: Refik Fersan
Gündüz, Yaman okuyacak
Hoca da hoca - Suzan Yaman'ın buketi - Dedevari eser Bugün radyomuzda Suzan Yaman'la Emin Gündüz okuyacak Saat 17.30'da yedi eserle karşınıza çıkacak olan Suzan Yaman. da, Bandırma'nın bu zeki bakışlı, içli kızında, musikimizin ihtiyacı olan yumuşak, ipek bir tül inceliğinde bir ses mevcut olduğunu daha önceleri yazmıştık. Her solistimiz gibi uslûp ve tavır hocasına [...]
Fersanlar gelirse
Daha isabetli program - Basın Yayın'ın dışı Kâfiristan mı - Ahmet Aksoy'un hatırlanmayışı - Münavebe ile solist celbi Radyomuzda yapılan son imtihanlarda elde edilen en büyük fayda, dün de yazdığımız gibi musikimize hakkıyla vakıf, hususiyle solistlerimize müessir olabilecek olan değerli bir canın vücuduna ihtiyaç duyulmasıdır. Dünkü gazete haberlerinden öğreniyoruz ki Tanbûrî Refik Fersan ile Kemençeci [...]
Canımı yakan dört ses: Alâeddin Şensoy, Mürvet Güdücü, Can Akşit, Akile Artun
Türkiye radyolarında iki türlü solist vardır ki hakikaten canımı yakmakta ve adeta insanı sinirlendirmektedir. Bunların birinci kısmı, aslında orijinal, parlak ve çok manâlı sesleri olup da, kendi seslerinde gizlenen derinliği ve altın madenini işletmek imkânına sahip olamayanlardır. Türkiye radyolarında yaptığım araştırmalar sırasında, radyomuzda okuyan Mürvet Güdücü ile Alâeddin Şensoy adlı iki solisti tespit etmiş bulunuyorum [...]
Maksim’de fasıl…
Birkaç ay önceydi. Aziz bir dostla, Maksim’de, fasıl dinledik. İcra edilen eserlerin, seslerin ve oluşturulan düzenin hayranı kaldık. Türk musikisini, sahnelerimizin baştacı yapan iki kişi, Fahrettin Aslan ve Osman Kavran dostlarımdır. Gece yaşantım olmadığından vaktim olmazdı gitmeye. Ama yakın dostum, “Gel gidelim, Şardağ” deyince yürekten benimsedim. Yetmiş yaşın işbitmişliğine rağmen Maksim’e girdik. Fasıldan dağılıp gönüllerle birlikte [...]
