Güntekin’in selâmı

Tanınmış Türk romancısı Reşat Nuri Güntekin, İstanbul'dan gazetemize gönderdiği sıcak mektubunun bir yerinde "çok sevdiği Rüştü Şardağ'ına" da selâm göndermiş. Bu bir tek selâm ile sarhoş olan hislerim, onu bir fıkra boyunca anmama vesile oldu. Bizde "selâm"ın linguistique'i İslâm, müsalemet, iyi ahlâk, sükûnet, rahatlık, barış ve huzur'a, kadar genişler. Bir fincan kahvenin kırk yıl hazırını [...]

Edebiyat ve Halk

İçtimaî durumları bakımından çoğu zaman silik kalmış fakat hizmetleri büyük olan halk yığınları bütün geçmiş çağları adsız çiçeklerle bezediler. İlk Asya kurultaylarında can veren onlardı. Zalim sanattan nişan veren ehramların altına, çalışmaktan tükenmiş vücutlarının çürük kemiklerini bırakan onlardı. Yunan'ın Agora meydanlarında asırlar boyu halk çığrıştı. Medenileşmiş ilk sosyete düşünücülerine konu, ilk din ulularına sevgi kaynağı, [...]

Gidip gördüm

Yerli filmlerimiz hakkında bu sütunda yazdığım yazının mürekkebi kurumadan, gelip “Dudaktan kalbe” yi gördüm. Görüşlerimde, daha doğrusu ümitsizliğimde, ümide doğru bir kımıldanma olduğunu itiraf etmeliyim. Bir defa eser, aziz dostum Reşat Nuri Güntekin’in aynı adı taşıyan romanını mevzu edindiği için, bugüne dek gördüğümüz, birçok müşterek bayağılıklardan, yerli film senaryolarındaki lâubaliklerden hemen hemen uzak gibi. Yeşil [...]

Öp babanın elini

Bir grup üniversite profesörü kuyruktalar. Kendilerini ziyarete gelen Sayın Özal’ın elini sıkacaklar. Cumhurbaşkanı diyemiyorum. Ortada Cumhurbaşkanlığı mı kalmış ki! Siyaset sahnesinde hop hop zıplayan, namus yeminine ters düşen Sayın Özal’ı tam sevmeye çalışıyorsunuz, gündelik politikanın bir yanını ateşleyiveriyor. Çat orada, çat burada; kendini kanıtlama çabalarına girişiyor. Yine de Cumhurbaşkanı. Yine de sayılması gerek. Nitekim bir [...]