Sosyoloji

"Öyle 'içtima'lar vardır ki inziva nedir bilmezler, fakat sosyete içine girdikleri vakit yalnız karışdırırlar! Bunların sosyal sayılan hayatları, gerçekte bir bozguncu hayatından başka bir şey değildir." İ. H. BALTACIOĞLU İsmail Hakkı Baltacıoğlu(1886-1978) Eserin neşir hayatımızda görülmesi gerçi pek eski değildir. Ve bir büyük garp memleketinde her gün çıkan sayısız telif ve tercüme eserler dolayısiyle bir [...]

Sırtı maddeye dönmüş şiirimiz

"Az yi, az uyu, az iç, ten mezbelesinden vazgeç" HASANKALELİ İSMAİL HAKKI Yüzyıllar boyu sıra, insanlığa, meşale tutmuş bütün büyük başlar, fikrin, sanatın, meyvasının insanlığa sari bir lezzetle ikram eden usta sanatçılar, büyük ülkü adamları, vatan kurtaran kahramanlar hepsi hepsi istiğnanın memesinden emmişlerdir. Yeryüzü ile alakalı bütün lezzetlere insanı veda ettiren, o feragat, o istiğna ve [...]

Kahraman Türk

Fâni bir beden çalısı üstünde sallanan şu bir külçe kemik yumrusu başta, güzel ve haklı olan için bir iman yangını tutuşturamıyacak kadar ateş yoksulluğu varsa, insaniyetin de iflâs borusu ötmüş demektir. RÜŞTÜ ŞARDAĞ "Bir milletin karakteri, fikir ve sanat eserlerinde akis bulmalıdır." nazariyesine uyarsak, bizde, sanat eserlerinin özcüğü diyebileceğimiz zübdesi, kahramanlık üzerinde toplanmak lâzımgelir. Saint Simon'un [...]

Klâsik şiirimizde cânân

Yalan, hep yalan ama, ne daha sonraki edebiyatımızda, ne garpta, bu kadar yalan bir vasat üstünde, bu kadar hülya üstüne kurulu, fakat o nisbette özenle işlenmiş bir cânân edebiyatı yoktur. RÜŞTÜ ŞARDAĞ Dünya yüzünde ateşlemedik insan gönlü bırakmıyan bu "cânân" dedikleri de kim? İnsanoğlunun çağ çağ teninde hissetiği sevgili, derin düşünülürse, hiç bir devirde hiç bir [...]

Halit Ziya

Halit Ziya Uşaklıgil(1866-1945) Halit Ziya kendi yerini kendi emeğiyle yapmıştır. Edebiyatımızda onu en çok alınteri dökmüş olan; sevimli, temiz, gayretli bir insan olarak tanıyoruz. Hayat her şeyi yapabilme için insana imkân ve zaman verebilseydi...RÜŞTÜ ŞARDAĞ Mavi ümitlerin çok vakit siyaha kalbolduğu bir hayatta karış karış yürüyen bu insan, benim kafamda birisine aykırı düşen iki zıd [...]

Halk şiirlerinde vatan duygusu (III)

Halk şiiri bu dar imkân içinde, bu sosyal müsaadesizlik arasında da kahramanlığın ölmez örneklerini hediye etmiştir. Şair, edasındaki sevimlilik ve kelimelerindeki ritmik fonemlerin (unsur) gürültüsünden de anlıyoruz ki kahramanlığında da samimi kalıyor. Ve mısralarını kalbinin soğumamış ateşi içinde gözlerimizin önüne serer: "Yiğit olan gümbür gümbür gürlesinYiğidi doğuran ana bin yaşaAğ göğdede kızıl kanlar şarlasınYiğidi doğuran [...]

Halk şiirlerinde vatan duygusu (II)

Ruha; tabiat diye, kuş, ağaç, dere, dağ diye giren o şey, bu şiiri besliyen dünya, vatandan başka nedir?RÜŞTÜ ŞARDAĞ "Bülbül" kelimesi gerek halk şiirinin, gerek büyük Türk edebiyatının muhtelif devrelerinde şairlerin biricik vefalı dostu olagelmiştir. Maksatları dağılmış arzuları boğulmuş gönüllerin en büyük dert otağı, kalb şikâyetlerinin dinletilmek istenildiği arkadaş bu yurdun dört bucağında eşsiz nağmesi [...]

Halk şiirlerinde vatan duygusu (I)

Halk şiiri denen ve tarifine bir türlü sıfat bulamadığım bir başka türlü derin, bir başka türlü esrarlı ve bir başka türlü samimi olan bu sahaya ben de gönül vermiş bulunuyorum.RÜŞTÜ ŞARDAĞ Birkaç yıl önceye kadar şaşardım: "Neden bu bağlanış halk şiirine, münevverlerin, son nesil şairlerinin halk edebiyatına karşı mistik bir sevgi ile hayran oluşları neden?" [...]

Fikirsiz edebiyat mı? Fikir anlayışsızlığı mı?

Ya büyük bir fikirsizlik içinde yüzen, veyahut fikir diye kötü bir ahlâk hocalığı, softa nasihatciliğine müracaat eden, hâlâ ya "mana"sızlığın ya ukalâlığın izleri farkedilen zavallı edebiyatımızı gerçek fikre, bölünmez parçalanmaz fikre ve "mana"nın hakikatine doğru sürüklemek lâzımdır. rüştü şardağ Belki küremizin geçirmekte olduğu büyük buhran bu hususta bir âmil (etken) teşkil etmektedir. Belki eskimiş devirlerin [...]

Dostluk ve vefa

Türk edebiyatı, Tanzimat başındanberi sayfa sayfa karıştırıldıkça büyük kusur ve hata yığınları arasında, ne büyük ümit şûleleri de arzeder.  Beşerî edebiyatın; yâni insanla alâkadar bir şeyi değil, her şeyi, hep mukaddes olan insan zaaflarını, faziletlerini tercihsiz olarak kardeşlerine anlatmaya çalışan edebiyatın içinde dostluk ve vefa denilen bir cihet de var ki her vasıf gibi ona [...]