Hasan Pulur anımsatınca

Ben sevgili Pulur'un, günlük olayları süzüp süzüp içinden, unutulmaz çeşnide dersler çıkarışını çok eski yıllardan tanırım ve severim. Naçiz şahsım ve eserlerim hakkında yazdığı birkaç güzel yazı, gönlümün en saygınlıklı köşesindedir. Geçen pazarki yazısında, Sayın Hıfzı Topuz'un Paris anılarını içerik kitabına aldığı anıları bize iletirken Nazım Hikmet hakkındaki bölüm, bende de bazı anıları uyandırdı. Pulur, [...]

Mesnevî yazılıyor

 ARTIK ONUN TÜM BİRİKİMLERİNİ KONYA’DAN, İSLÂM DÜNYASINA VE BATI’YA VE DE EVRENE UZANDIRACAK, DÜNYAYI SARSACAK, DİNLERİ, SOYLARI VE GÖNÜLLERİ YENİDEN BİRLEŞTİRECEK EN OLGUN ESERİN DOĞMASI GEREKİYORDU Nasıl Şems bir anda kibriti çakmış, hünkarımız aşk, feryat, kendisini kaybediş, daha doğrusu Allah’ta kayboluş dünyasına dalmış idiyse, bu kez de Mevlânâ tutkunu, o vefalı Ahi çocuğu, ondaki olgunluk, [...]

Eski Şiirimizin Hikmeti

Bu “hikmet” sözünü, mecaz, yani asıl anlamı dışındaki edebî anlamiyle de kullanmak istedik. Gerçekten beş yüz yıldır, aydın ve orta derecede okumuş Osmanlı-Türkünün etkisel bir edebiyatı olmuş olan divan şiirinin böylesi sevilişine, bir hikmet aramak gerekir. Gerek biçim ve kalıp, gerek söz oyunculuğu bakımından bugünkü kuşaklara artık bir şey söylemese bile, neydi onun hikmeti, hatta [...]