Basın Yayın Umum Müdürü’ne 

2. mektupDilimizin perişan hali Kardeşim, Daha önceleri de yazdım ya, uzun mukaddeme ve tekerlemeye girişmeden hemen haber vereyim: Belki de başka işlerinden vakit bulup meşgul olamıyorsun; dilimiz, solist namzetleri, hatta tanınmış sanatkârlarımızdan bir kısmının ağzında perişan olmaktadır. Onların bu işte büyük bir sun-ı taksirleri (hatalı davranış) olduğunu zannetmiyorum. Bir kısım solistler, bu meslekten ekmek yedikleri, [...]

İstanbul’da fasıl: Suzan Taşsöken-Safiye Ayla

Gönülden'in kemanı primo mudur? İstanbul Radyosu'nda bugünkü 19.40 seansında incesaz heyeti size Hüzzam makamının seçilmiş güzel şarkılarını dinletecek. Adı geçen makamdan ruha pek yakın gelen, sıcak ve samimi bir makam olduğu için denebilir ki muasır bestelerimizin hemen üçte ikisi bu makamdandır. İstanbul Radyosu'nun incesaz takımının Hüzzam Peşrevi'nden sonra size dinleteceği ilk eser, Musullu Hafız Osman [...]

Şerif Muhiddin Targan

Hayâlden de, icattan da ileri bir sanatkâr Bu gece İstanbul Radyosu'nu, bilhassa 20.35 seansında bütün parazitlere, fedinglere, hava muharebelerine rağmen dinlemenizi tavsiye ederim. Bu saatte 15 dakika size ud'u ile saz eserleri çalacak olan Şerif Muhiddin Targan'ın belki pek çoğunuz, sanatını tanımak, eserlerini ve icrakârlığını öğrenmek fırsatını bulamamışsınızdır.  İzmir'de bir yaz akşamı, uçuk maviliğiyle maveraî [...]

Dr. Yavaşça’yı dinleyin

Sevim Tan gelişiyor Bugün İstanbul Radyosu'nda 19.40'dan 20.15'e kadar her Çarşamba günü, aynı saatte okuyan Dr. Alâeddin Yavaşça'yı dinleyeceğinizi size müjdelerim okurlarım. Piyasada ağızlarda tadı tuzu kalmamış, cıvık, bayat, hasta ve sulu hançerelerde ve göğüslerde hüviyetini kaybetmiş olan musikimizin en büyük talihi bir iki kıymeti meyanında Dr. Alâeddin Yavaşça'ya sahip olmasıdır. Meselâ İstanbul Radyosu'nda Dr. [...]

Birdenbire alıp yürüyen sanatkâr: Saime Sinan

Berhayat Orhun ve Atıfet Savun Bu akşam İstanbul Radyosu'nda, saat 21.00'de okuyacak olan Saime Sinan son iki sene içinde birdenbire alıp yürüyen bir ses sanatkârımızdır. Safiye Ayla'nın açtığı çığırda ilk denemelerini yapan bu kızımızda, son iki senedir derin bir hamleye şahit oluyoruz.  Saime Sinan (1928-2008) Hacim kabiliyeti fazla vesiası derin olan bir göğüsün bütün körüklerinin [...]

Zeki Müren

Herkes, sesinden kendi cirmince, kendi ruhunca nasip alır Bugün İstanbul'da 21.20'den saat 22.00'ye kadar tam 40 dakika Zeki Müren'i doya doya dinleyeceksiniz. "Doya, doya" dedim, zira o müstesna sesi ile ufkumuzda görüldüğü andan beri, musikimiz yeni bir çığırın içine girmiş bulunuyor. Bu sütunlarda bugün, hakkında çok şey yazılan Zeki Müren'in sanat hususiyetleri ve ses karakteri [...]

Safiye Ayla’nın uzak iklimlerden gelen sesi

Güner Balcıoğlu kızımız ve bizim yurt türkülerimiz Bugün İstanbul'da dinleyeceğiniz Safiye Ayla'nın ses sanatını bilmeyen var mı? Fakat yine onu dinlemeyi tavsiye etmekten kendimizi alamıyoruz. Bu değerli kadın sanatkarın sesine, her sanatkarın sesine olduğu gibi sempati beslemeyenler de derin hayranlıkla bağlananlar da bulunabilir. Fakat sanat kudretini taktir etmeyenin alnına nankör damgasını vurmak hiç de yersiz [...]

Her soliste bir kuş veya çiçek

Neclâ Özmoralı’nın hoş mektubu Espri dolu bir hanım kızımızdan cidden orijinal bir mektup aldım. Radyolarımızda okuyan solistlerimizin hemen hepsine çiçeklerden, kuşlardan birer sıfat takmış. Mektubu cazip ve hoş buldum. Neşrediyorum. İkiçeşmelik’ten postaya atılan, üzerinde “Güzel Yalı” diye elle yazılmış bir yazı bulunan ve Neclâ Özmoralı adını taşıyan mektup naçiz yazılarımıza karşı izhar edilen takdir kısmı [...]

Fersanlar gelirse

Daha isabetli program - Basın Yayın'ın dışı Kâfiristan mı - Ahmet Aksoy'un hatırlanmayışı - Münavebe ile solist celbi Radyomuzda yapılan son imtihanlarda elde edilen en büyük fayda, dün de yazdığımız gibi musikimize hakkıyla vakıf, hususiyle solistlerimize müessir olabilecek olan değerli bir canın vücuduna ihtiyaç duyulmasıdır. Dünkü gazete haberlerinden öğreniyoruz ki Tanbûrî Refik Fersan ile Kemençeci [...]

Alaturka’da Usûl

Pratik tarifeler hakkında bilgiler Bir çok dostlara rastgelirim. aramızda şöyle bir konuşma geçer: -Bizim kızın bir sesi var; harika. Biraz usûl öğrense Safiye'den daha güzel okuyacak.  İşin tuhafı, kadınsa, Safiye, erkekse Münir Nurettin'den alırlar. Halbuki, bahsedilen kızın belki sesi vardır. Fakat eksik olan tarafı: Musikisi bilgisi, makamlar, eserler gibi bir müzisyende bulunması lâzım gelen vasıflardır. [...]