"Edebiyatımız, sevgili ve gönül aşklarından başka diğer aşkların da varolabileceğini anlatmaktan henüz bir hayli uzaktadır." RÜŞTÜ ŞARDAĞ Bir çiçek tomurcuğundan bahara girilebilir; bir küçük acıma hissi, insanlığın üstüne gerilmiş bir kanat olabilir; avuçlarımızda sıktığımız sevgili ellerinden alınan güç şu taşlı ve çorak günleri yenebilmemize yardım edecektir: Şüphesiz eğer bir sanatçı iseniz... Bir sanat adamınının ölümsüz [...]
Ay: Haziran 2021
İçtimâî nesircilerimiz
"İçtimâîlik" meselesi edebiyat için ancak dünün davasıdır. Netekim büyük Fransız edebiyatçıları, sanat tarihlerinde, edebiyatın bir cephesini de bu bakımdan tetkik ederler. İçtimâî roman, içtimâî edebiyat meseleleri onlarda büyük bir alâka ve tecessüs [araştırma]mevzuudur. Sosyal hareketlerin, yığın yığın batıp çıktığı, eski ve yeni ferd ve cemiyet münasebetlerinin bir intikal devresinde birbirleriyle döğüştüğü devirlerde içtimâî edebiyat, gerçekten [...]
Dıckens ve Çehov’un bir kitabı
Anton Çehov(1860-1904) Hikâyeler vardır; bir hayal çerçevesi içinde düşünüş ve tasavvurların birer aksi gibidirler; yahut muhitlerinin birer gözcüsü ve tesbitçisi olarak kalırlar. Bunların okunuşlarından sonra kafamızda durulup birikecek olan şey ya tatlı bir zevk, ya hazin bir akıbet, yahut bir moralite duygusudur. Fakat hikâyeciler de vardır ki daha doğdukları zamandan itibaren sosyetelerine bütün genişliğince açılmış [...]
Fıkracılığımız üzerinde
Fıkra sanatı, ne yalan söyliyeyim, hâlâ bizde anlaşılmış değildir. Küçük pasajlara fıkra deriz. Uzun sütunda yazılmış günlük yazılara fıkra ismini veririz. Aktüel safhaları aşarak herhangi bir sahadaki -edebî kalmak şartiyle- hususi bir yazı tarzını fıkra nevine sokarız. Nihayet bizim için müsahabenin, her çeşit cronique yazıların ayrı ayrı hudutları çizilmiş değildir. "İşaretler", "Fıkra", "Günden güne", "Edebî [...]
“Şair Evlenmesi” ve diğer iki kitap
Remzi Kitabevi, dünya şaheserlerinden tercümeler serisi yanında, şimdi bir de "Edebiyat Kütüphanesi" adı altında edebî eserler neşrine veya eski yazı ile bile sayıları tükenmiş, tükenmek üzere bulunan eserlerin tertip ve yeni harflerle tekrar ihyasına başlamış bulunuyor. Bu serinin ilk iki kitabı, Mustafa Nihat imzasını taşımaktadır.* Türk edebiyatının Avrupai bir mahiyet almasında önayak olan büyüklerimizden birinin [...]
Şiir antolojileri ve edebiyatımız
"... biz o şairleri bekliyoruz ki Türkçeyi bize yepyeni bir şekilde kullansınlar. Bizi korkutacak, şaşırtacak kadar hattâ bazan bizim anlayışımızın ötesinde yeni imkânlar içinde söylensinler."RÜŞTÜ ŞARDAĞ Antoloji anlayışının ve bir antoloji meydana getirmek hakkındaki çalışmaların bize garptan geçtiğini söylemekle haksızlık etmiş oluruz. Birkaç yüzyıl ötelere, hattâ daha gerilere kadar gitiğimiz zaman tezkere denen bir nevi [...]
Halit Ziya Uşaklıgil
Nice Mai ümitlerin Siyah'a dündüğü bir gece içinden, bize öbek öbek sanat getiren Halit Ziya, durgun ve bulutlu edebiyatımızda hâlâ bir şafak gibi söküp duruyor. Rüştü Şardağ Bir pamuk gibi beyaz saçların örttüğü mübarek yüzlü adam, Fatih rüştiyesinde okurken de şimdiki gibi, gürültüden hoşlanmaz, sevgisi bol, herkese saygı duyar ve duyurur bir kimse miydi? Öyle bir [...]
İçinde bugünün ve dünün şiirini saklıyan şehir
Homeros İzmir'e bir gece yarısı vaya gündünz denizden ve karadan her nereden girseni, sanki avuçlarınızın içine bir şeyler dolmuş, gözleriniz bir yeni ve taze ışıkla yumulmuş gibi olur: Gönüllerinizin kapısı, artık miras olarak geriye sade şeref ve öğünç levhaları bırakmış olan o eski çağlara doğru açılır. Şu yol Basmahane'nin önünden sizi Kültürpark'a, maddeyi sanat içinde [...]
Falih Rıfkı Atay ve Hind
Falih Rıfkı Atay(1894-1971) NesrimizVeysi'den Abdurrahman Şeref'e kadar akıp giden, tezkereciler ve vakanüvisler elinde ağdalı terkiplere bulanarak komikleşen, yürek tüketici bağlarla kıvrılıp uzayan, kısacası zulüm gören bu dil acayipti. Ne kadar güç anlaşılırsa o kadar hünerli demekti. Eski nesrin, kendi öz nağmelerinden başka her türküyü çağıran dil kahramanları sadece dışa, parıltıya, şekle veya yapmacığa can vermede [...]
Şu marifet meselesi
Her konudan bir dünya yaratabilmekte serbest olduğu için sanatçıyı hür sananlar onun asıl esirliğini de kabul etmekten uzak kalmazlar. Kalemlerinde ince bir varlık olan nice kimseler, kendilerini dört bir yönden saran dış tesirlerin uyarıcı ışıkları altında duygularını içten geldiği gibi dokumak ve renklemekten çekinegelmişlerdir. "Bir akşam üstü sevgilisini hatırlıyan şair, onun gözlerine, muhakkak akşama uygun [...]
