Evren Paşamız Boşluk Doldursun

Sayın Cindoruk, iç ve dış olayların nazik dönemlere doğru yol aldığı bu günlerde, Sayın Özal’dan boşalan yerleri Cumhurbaşkanı’mızın doldurmasını rica etmiş.

Haksız da sayılmaz. Ne var ki yetki ve sınırları anayasayla belirlenmiş olan Evren paşamız, cumhuriyetimiz ve milletimiz için tehlike işaretleri sezdiği konularda, zâti duyarlıklıdır. Birçok yerde de boşlukları doldurma değil, ama bu boşluklara işaret koymaya çaba harcıyor; bunu da milletçe görüyoruz.

Öyle sanıyorum ki hasta, hasta olduğu halde yerine resmen vekil bırakmayacak kadar da rahat olan Sayın Özal’ın yerine hükümete, Cumhurbaşkanımızın başkanlık etmesini rica etmiş olmalı, Sayın Cindoruk, yeter mi efendim bu?

Boşluklar o kadar çok ki!

Sayın Başbakanın Türkiye’ye getirdiği bir iş bitiricilik, sorumluluklara sırt çeviriş havası var. Yalnız bakanları değil, devlet çarkının bürokratlarını bile bu rahatlık sarmış… Size en yeni bir örnek: Sorumlulardan kâğıt sıkıntısı çekenlere, cıvataları iyice gevşek bir yanıt:

“-Ne yapalım efendim, siz de ilâvelerinize son verin!”

Hukuk devletinin bütün saygınlık ve sorumlulukları silinip gitmediyse, bu boşluğu sayın Özal’ın açtığı apaçık ortada değil mi?

Sovyet çizgisinde bir Kürdistan devleti kurmanın hırsıyla, savunmasız insanları öldürüp kaçan hainlere, hükûmet ve onun cılız İçişleri Bakanı pes etmişken Amerika’dan bir Özal sorumsuzluğu:

“- Büyütmeyin efendim, önemli değil!”

Neyse ki Cumhurbaşkanı boşluk dolduruyor. Genelkurmay Başkanı’yla bir dayanışma ve hükûmete yön verme çabası içinde, harekâtı başlattırıyor.

Bir devletin başı her boşluğu dolduramaz ki! Sorumsuz Başbakan, sefaletin pençesinde kıvranan halkına nisbet edercesine, nekahet dönemini, hiç de zorunlu olmayan bir teknik ve siyasi aveneyle Amerika’da geçiriyor. Hasta bir devlet memuru, raporluyken görev yerini yatağından yönetebilir mi? Ama sayın Başbakanımız, sorumluluğunu burada da unutmuş. Başbakan yardımcısına yetki vermemiş, vekâlet emri bırakmamış. Tüm hukuki prosedürleri çiğneyerek Hayali Karagözcü Küçük Ali gibi perde gerisinden uydularla hükûmetine, bakanlarına buyrultular yolluyor. İyi ama kabinenin başbakan yardımcısı ve bakanları, İngiltere’deki “Mumya adamlar galerisi”nde ünlüler mi ki?

Bu da bir boşluk işte! Bunu da mı Evren Paşamızdan bekleyeceğiz, kapatsın diye.

“-Irak olayları?”
“-Önemsiz!”

“-Papandreu, tüm Yunan adalarını silahlandırıyormuş.”
“-Efendim, biz zeytin dalı uzatıyoruz onlara!”
“-Son kez Meis adasını silahlandırıp havaalanı yapıyorlar. Ne dersiniz sayın Başbakanım?”
“-Hiç kimse bizim kadar sosyal adaletçi olamaz.” 
“-Bankaları müflis iş adamlarına kredi vermeye zorluyorsunuz, sonra da iflasa giden bankaları, milletin parası, göz nuru ve yetim hakkından oluşmuş kredilere yeniden diriltiyorsunuz.”
“-Benim bakanlarımdan üstün Adnan Kahveci’m de adıma konuşmadı mı efendim, bu hareketimiz sosyal adâlet anlayışına dayanır.”

Yetkileri anayasanın sınırları içinde bulunan Cumhurbaşkanı’mız, bu boşlukları nasıl dolduracak?

“-Sayın Başbakan, Şardağ, sizi Meclis’te iki yıl önce Humeyni tehlikesine karşı uyarmıştı. İran Meclis Başkanı Hâşimi Rafsancâni, Türk gazetecilerine, Atatürk’ün piçleri dedi diye Humeyni’nin emriyle Türkiyeli yüz Ermeniye, sahte İran pasaport ve kimliği verildi ve İran’a kaçırıldı. Humeyni, (Türkiye savaşılması gerekli kâfir ülkesidir) diyerek İslamî cihad çağrısında bulundu.” Diyerek sizi uyarmıştı. Son olarak Humeyni, Evren Paşa’ya ve Atatürk’e, “Kafir” ve Türk milletine de (Amerika’nın uşağı) dedi ne dersiniz?

Sorumsuz ANAP liderinden, boşluk değil, koskoca bir çukur daha:

“-Yeminle söylüyorum, İran’dan, Humeyni’den bize irtica gelmez.”

Bütün boşlukları sayın Cumhurbaşkanımız doldurmaz ve dolduramaz ki! Onları Türk milleti, seçimlerde dolduracaktır. Küçük bir ara seçimde yüzde otuz ikilik azınlığa düşürmüştü, Özal’ı. Büyük seçimlerde boşluğu tam dolduracak; biraz daha bekleyin.


Şardağ, R. (1987, Mart 9). Evren Paşa’mız Boşluk Doldursun. Güneş, s. 4.


Güneş Gazetesi’nde yayınlanan Rüştü Şardağ makalelerinin yazımını gerçekleştiren Demet Cevher‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın