Dünkü yangın

Dün, ciğerimi sökercesine, candan bir arkadaşımın laboratuvarını yakıp bitiren ve dört canı yaralı koyan yangının acısı içinde kıvranırken, bir yandan da itfaiyemizin yangın sahasını dakika geçmeden tecrit ederek giriştiği kahramanca savaşı övdüm. Modern cihazlarla takviye edilmiş olan itfaiye vasıtaları bu savaşta çok önemli bir mevki tutmakla beraber, soğukkanlılık, cesaret ve ani karar verme kabiliyeti tecrübeden geçmiş olan İzmir itfaiyesinin, bu manevi vasıfları olmasa ne o canlar kurtulur, ne o malların bir kısmı elde kalabilirdi. Bir belediyeci olmadan gelen gayret sanılmasın. İzmir itfaiyesini övüşüm memleketimin kaderi üzerinde bildiklerimi ve gördüklerimi yazdığım geçen yıllar esnasında, şimdi içinde bulunduğum müessesenin bazı aksak taraflarını belirtmiş ve Ankara’dan bir müfettişin celbini sağlamışken bile, başta namdar kumandanı olduğu halde İzmir’in meziyeti an’anevi olan itfaiyesini ısrarla tutmuştum; bilenler bilir! Tulumbacılık deyip geçtiğimiz o dünkü yangın söndürme tertibatımız neden ibaretti; malum: Bir çamaşır ocağını dahi söndürmeye kifayet etmeyecek olan tulumba ile, bir iki yırtık hortum değil mi? Buna rağmen dünkü yangınlar, tulumbacı adını verdiğimiz fedakâr, feragat aşığı yiğit kimselerin bazı ve yürek beraberliği ile söndürülmüştür.

Eski itfaiyecilerde gördüğümüz soğukkanlılığı cesur tavrı ve fedakâr hasleti, sade bugünün itfaiyesinde değil, bütün halkımızda görmek yerinde olur.

Netekim dünkü yangın yerine itfaiye gelene kadar, pekâlâ ani karar verme kabiliyetini fedakârlığı ile birleştirmiş olan halkımız şaşkın ve perişan bir şekilde balkonda çırpınan kimseleri kurtarabilirdi. Yangın dergilerinden öğreniyoruz ki, Fransa’da halk, altı kat yukarıdan kendini atanların, önceden bu maksatla hazırlanmış çadır bezleri içine düşmelerini sağlıyor, can kayıbının önüne geçiyormuş. Şu anda, mallarından ziyade, yaralanan işçilerine ağlayan felâket görmüş dostum gibi hepimiz halkımızın tesanüt, cesaret ve yerinde karar verme kabiliyetinin, böyle zamanlarda harekete geçmemesine yanmaktayız. İtfaiyecilik ruhu, çeşitli tedbir ve yollarla ateşini benliğimize salmalıdır. Yoksa her şeyi itfaiye yapacak ve biz sadece şaşkın ördek gibi bakınacak mıyız?


Şardağ, R. (1951, Temmuz 27). Günübirlik / Dünkü yangın. Yeni Asır, s. 3.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın