Nedir bu?

Körolası hep de kışı gözler. Sıfırın altında on altı derece soğuk ve yorgan diye bu soğuğu sırtına çeken yüzlerce vatandaş yine Erzurum’da zelzelenin mahkûmu. Kaç kere ve kaç şehrimizde bu hal?.. Daha dün denecek kadar yakın bir zamanda Erzincan’da kırk bin canı bir anda, bir kısmını da sonradan alıp götüren namert tabiat, kendisini en çok seven, kendisinin bütün zahmet ve sertliklerine en fazla göz yuman bir milletin çocuklarını, ne zamana kadar alçakça ve sinsice vurmakta devam edecek? Nedir bu! Nedir bu yaslı talihi memleketin? Sen çalış, bin gayrete bir veren kıran toprakları, bu medeniyet asrından sadece Tanrı’nın rahmetinden gelecek yağmura bel bağlayarak işle; sen kalk yedisindeki yavrunu sığırların peşine, temiz vicdanlı karının gayretle yarılmış ayaklarını Allah’ın kızgın güneşine bırak. Bir lokma alabilmek için bu nankör toprağa, veremeyecek kadarını yatır. Sonra o seni, kahpece bir çelme ile yere vursun öyle mi? Tuh olsun böyle tabiatın cilvesine! Bir karışını onarmak için bin ümitle işe sarıldığımız bu topraklar üstünde milletçe birbirimize destek olurken bize ondan başka kasdeden yok ki… Zaten büyük iç denizimiz kuruyalı beri tâ Orta Asya’dan bu tarafa, o ne iklimzede kaderdir. Yürürsün, bir kuraklık. Düşmanı vurur geçersin; bir tayfun felâketi. Eker, biçersin; bir kıraçlık, bir bozkır rezaleti. Yapar edersin; bir zelzele hiyaneti. Nedir bu talih, nedir bu!


Şardağ, R. (1952, Ocak 5). Günübirlik/Nedir bu!. Yeni Asır, s. 3.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın