Ücretli hafta tatili

Hafta tatilini, sizin de memurlar gibi ücretli olarak geçirmeniz, nihayet tatbika konulmuş bulunuyor. Çok geç kalınmış olmakla beraber yerinde alınmış her karar gibi bunu da alkışlamak ister ve sevinirim. Sevinirim ama, bu, hiçbir zaman yetinirim demek değildir. Zira bu memlekette atılmış her terakki adımında görülen büyük istihsal gücünüz, su götürmez kuvvetimizdir. Ne yapıyoruz? Size de Cumartesi öğleden sonra ve Pazar günleri, çalışmadığınız halde ücret veriyoruz. Peki memurlar, barem dahili ve harici ücretliler, hülâsa sivil ve asker bütün maaşlılar aynı hakka senelerden beri sahip ya! Ben eminim ki Türkiye’de hiçbir makul düşünceli hükümet adamı, hiçbir münevver, hattâ hiçbir maaşlı sizleri de hak bakımından bir seviye beraberliğine çıkaracak olan karar ve kanunları sevgisizlikle karşılamazlar. Sizler hamamlarda kirimizi çıkaran tellaklar, caddeleri süpürerek bizi saniyede bin mikrobun cirit oynadığı pisliklerden kurtaranlar, at, otomobil, tramvay sürenler, mahalle, rıhtım ve sırık hamalları, inşaat ameleleri; ırgatlar, tarım işçileri, demiryol işçileri, zehirin keskinini kendi ciğerlerine saklıyan o kehribar benizli işçi kızları, o tiryajcılar; sizler, yer üstünde yirmi dört saat güneşin, yer altında yirmi dört saat karanlığın göğsünde rahatımız için sağlıklarından vaz geçerek çırpınan ameleler, hülâsa bu vatanın medenilik seviyesini ileri insanlığın hizasına çıkaran aziz çocuklar; sizler için dikilmeye çalışan hizmet ve alâka heykelinin henüz kolları kopuk, ayakları sarsaktır. Vatandaşlığımızı, kardeşliğimizi isbat ederek bu yarım heykeli mutlaka tamama erdireceğiz. Yıllardan beri türlü vesilelerle altmışı tecavüz eden fabrikadaki tetkiklerime dayanarak dertleriniz üzerinde gönlümün bütün sıcaklığı ile durdum. Her memur hayatta sıfat, makam ve maaş değiştirerek bir yükselme zeminine sahiptir. Sizler henüz bundan mahrumsunuz. Aynı işi yapan üç işçi ayrı ayrı fabrikalarda ayrı gündelik alır; asgari ücret haddi henüz tesbit edilmemiştir. Sizlere senede bir ay veya on beş gün izin vererek, enerjilerinize şevk katmak tedbiri henüz alınmamıştır ve daha pek çok dertler… Bütün bunlar düzelecek eminim. Yalnız bir zihniyetin mutlaka yere serilmesi lazımdır. “Efendim” diyenler oluyor; “İşçiyi bu kadar şımartmıyalım.” Sayıları pek az da olsa bu gibiler ilâve ediyorlar: “Sonra işçilerimizi komünizme imrenir bir hale getiririz.”

En büyük halt diye buna derler işte. Bu memlekette tek tük görülen komünistler bilâkis okumuş aydın bozuntusu kimseler arasından çıkıyor. Sizlerin diğer büyük aydın tabakası gibi vatansever seddinizde bir gedik açabilenin alnını karışlarım. Bu gün ücretli hafta tatili; yarın da öteki haklarınıza sıra gelir. İnşaallah!


Şardağ, R. (1952, Mart 10). Günübirlik/Ücretli hafta tatili. Yeni Asır, s. 3.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın