
Dünya Ortodokslarının şarktaki en büyük mümessili Athenagoras cenaplarının Cumhurbaşkanımızın yanında çıkan resmini gazetelerde gördünüz mü? Demokrat bir memlekette her vatandaş köşke girer, Cumhurbaşkanı ile görüşür ve poz poz resim çektirebilir; bu, bir mesele değildir. Resmin bence asıl ehemmiyetli tarafı, Hıristiyan dininin büyük “ulu” su ile, Diyanet işleri reisimiz münevver ve muhterem Eyyüp Sabri beyin yanyana, adeta muhabbet içinde can cana duruşlarıdır.
Bu milletin gerek Müslümanlığı anlayışında, gerek öteki dinleri kabul edişinde, tarih boyunca gösterdiği müsamaha malumdur. Osmanlı imparatorluğunun çöküntü yıllarında baş gösteren müslim ve gayri müslim ayrılığı, bizi ne kadar yıpratmış, batı dünyasının husumetine maruz bırakmıştı; bunu hiçbirimiz unutmuş değiliz. Tarihi yaşamış veya ibretli sahifelerde okumuş olanlar yine iyi bileceklerdir ki Osman Gazi devrinde, Hüdavendigâr vilâyetinde, imamlarla papazlar arasında sayfiye ve kır alemlerinde müşterek yemekler yenmiş, hattâ sevgi alameti olarak bu iki ayrı dinin mensupları sık sık birbirlerinin boynuna sarılıp öpüşmüşlerdi. Hep Allahın kulları ve hep günahkâr mahlûklar olduğumuza, maya ve yoğuruluşumuzdaki iştiraki unutmamak gerektiğine göre birbirimize ayrılık yerine yakınlık içinde bağlanmak rehberimiz, yolumuz olmalıdır.
Muhterem patrik cenapları, üstelik Ankara’yı hayranlıkla gezip Atatürk’ün hükümet merkezindeki terakkilere şahit olunca “milli gurur duyuyorum” demiş bulunmaktadır. Bu memlekette kültüre ve emel beraberliğine dayanan bir milliyetçilik hakim olduğuna göre, kendini vatanında hisseden ve bizimle birlikte milli gurur duyan Athenagoras, karşılıklı din müsamahasının ve gerçek manasıyla uygulanan bir laikliğin muhassalasıdır. İki din büyüğünün elleri birbirlerini kuvvetle sıkarken, iki ayrı Peygamberin görüş ve mülahazası güneş altında kalan kar gibi yumuşamaktadır; farkında mısınız?
Şardağ, R. (1952, Mayıs 30). Günübirlik/İki dinin öpüşmesi. Yeni Asır, s. 3.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

