Gölge satan belediye

Ege şehirlerinden birinde geçen günler içinde cereyan eden bir hadise belki birçoklarınızın dikkatinden kaçmıştır. O şehrin belediyesi (Denizli olacak) bir çınarın gölgeliğini kiraya vermiş. Çınarın gölgesi müsakkaf (tavanı örtük) mı sayılır, milli korunma kanununun şümulüne girer mi? Yoksa artırma eksiltmeye mi tabi olarak kiralanmış bilmiyorum ama, işin mana tarafı oldukça ağır basıcıdır. Bir zamanlar dünya yüzünde her sahada olduğu gibi ağaç yetiştirmek, bakmak, her tarafı yemyeşil kılmak bakımından önde gelen bir millet iken bugünkü ağaç sevgisizliğimizi deşmeye hiç de lüzum yok. Ellerimizin değdiğini tahrip etmekten zevk alış, gitgide küçük, büyük hepimizde şifasız ve sârî bir hastalık gibi geçmez bir hale gelecek. “Batıda ağaç şöyle sevilir, şöyle korunulur” diye çok lâf edilmiş, fakat her nasihatin ardından bizde de bol bol ağaç kesmek ve kırmak fiili devam edegelmiştir. Şimdi bir “Çiğdem der ki ben âlâyım” diye başlıyan şiiriyle bütün çiçeklerin rengini, şeklini içinde duyan anadan doğma âmâ halk şairini, bir de göz göre ağaç düşmanlığı yapanları düşünün!.. Halbuki ağacın canlılığı da münakaşa götürmez bir şeydir. Aramızdan ayrıldığı halde hatırası yaşayan insanlara duyduğumuz saygı ve sevgi eksilmezken ve onları nazarımızda daima canlı tutarken her mevsim, vitaminleri ve klorifili ile bize tazesinden hemdemlik eden ağaç kardeşimizi nasıl ölü sayarız? Hisleri incelmiş olan insanların yeşil bir yaprakla derin ve nice içli konuşmalar yaptıklarına batı romanlarında bol bol rastlıyoruz. Bizim genç ve kuvvetli şairlerimizden Dağlarca bile çocuklar için kaleme aldığı bir şiirini şöyle bitirir:

“Çocuklar korkunç Allahım,
Bebek yaparlar haçları.
Âşina değiller hatıramıza,
Severken aynı ağaçları.”

Ey ulu bir ağacın gölgesini satılığa çıkaran Denizli belediyesi! Ağaca muhabbet sahasında yepyeni bir fasıl açmış bulunmaktasın. O ağacın gölgesinde yediden yetmişe binlerce Denizlinin hatırası yaşadığına göre, şimdi sıra, hatıra adındaki bu eşsiz meyveleri tatmak üzere gölgeliğe muhabbetle sığınmalarına kalıyor. Aşk mutlaka etimize sırnaşan arzu demek değildir ki!


Şardağ, R. (1952, Haziran 5). Günübirlik/Gölge satan belediye. Yeni Asır, s. 3.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın