Siz işçiler

Sizleri çok küçük yaşımdan beri tanırım. Çocukluğumda birkaç yıl, ben de mağazaya gitmiş, yosun yeşilinden tutun da kehribar sarısına kadar çeşit çeşit işlenen yaprakların ciğerlere tatlı tatlı işleyen zehrini tatmıştım. Bir mahallede oturmuştum ki, sabahları allı boyalı, ne de olsa biraz canlı, işlerine giden tütüncü kızları, akşam üstü, kül rengi bir benizle dönerlerdi ve bu mahallede her hafta bir işçi kızının öteki dünyaya doğru yola revan olduğunu görürdüm. Sonradan sizleri daha büyük bir şuurla tanımak, meselelerinizi öğrenmek istedim. Türkiye’de, hemen altmış fabrikada on binden fazlasını tanıdım. Siz garsonlar, çıraklar, yamaklar, bizleri hizmetleriyle doyuran, eğlendiren, istihsalleri aşikâr olmayan işçiler; siz aziz emekleriyle fabrikaları donatan, vatanımı yükselten işçiler, ustabaşılar, teknik adamları… Mel’un şartlara bu memlekette herkesten çok bir iman seddi kuran vatansever kafile! Dün yine sizi paydos vakti evlerinize koşarken gördüm. Gördüm ve düşündüm: Siz mesela bir mağazaya triyajcı olarak mı girdiniz, elli sene sonra da adınız ve mevkiiniz budur. Pamuk dokumada paçalcı mısınız? Yirmi sene sonra adınız, işiniz, paranız aynıdır. Her sahada memur için bir yükselme kuranlar sizler için de böyle bir zemin hazırlamalıdırlar.

Bir fabrikada ayni işi yapan arkadaşının şu parayı alırken, başka yerde aynı işi yapan işçi için başka gündelik biçilmiştir. Ücretlerde âdil ve müsavi bir nizamdan vaz geçtik, şu, yıllardır lâfı edilen asgari ücret olsun, demokrasi devrinde tahakkuk ettirilmelidir. Sizler için tekaüdiye, sizler için, ücretli Pazar tatili, sizler için bayramlarda çift yevmiye, birçok şeyler yapılmamış değildir. Çalışma Bakanlığı, haklarınızın gerisinde siper almıştır; bunu da biliyorum. Ama kâfi değil. Hayatının sonuna kadar tezgâh başında, hurufat karşısında, çeşitli iş sahalarında hep aynı monoton işi görmeğe mecbur olan Türk işçisinin hakkı bunlarla asla ödenemez. Dünyanın diğer ülkelerinde işçilerden büyük bir kısmı, vatanseverliği sabote eden batağa düşerlerken hürlüğüne ve istiklâline tutkun olan Türk işçisi bu melaneti üreten düşmanlarıyla mücedele edenlerin başında gelmektedir. Öteki taraflarda olanların aksine, Türkiye’de en büyük tokatını sizlerden yemektedir. Sizlerin, aziz emekleri ve büyük istihsalleriyle vatanı mamur eden sizlerin halledilmemiş meselelerinizi bu devlet elbette yüzüstü bırakmayacaktır. Bugün tahakkuk edemeyen haklarınız yarın gerçekleşecektir.

Buna ben inanıyorum…


Şardağ, R. (1952, Aralık 1). Günübirlik/Siz işçiler. Yeni Asır, s. 3.


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın