Yanarım

Geçen senenin Kurban Bayramı namazını, İstanbul’un en büyük bir camiide kıldım. İçim, Tanrı'nın şefkatine sığınacağım için, sevinç dolu girdiğim bu ulu mabetten, bir matem ağırlığı ve felâket havası içinde ayrıldım. Çünkü saati doldurmaya çalışan hoca efendi diyordu ki: “-Allah birkaç şeyi affetmez. Birincisi haram yemek. (Eh bunda ürkecek bir şey yok. Çünkü kursağımda haramın tanesi [...]

Gelir gider

Geçenlerde gazetelerden okumuştum. Frenk ilinin bilmem neresinden memleketimize katırlar gelmiş. Gelir a efendim, bizden de o taraflara domuzlar gitmişti. Hatta birkaç ay önce de, şöyle bin beş yüz kadar uzun kulaklı mahlûklardan ihraç etmiştik. Hep güzel şeyler gelip gidecek değil ya; dünya bu, biraz da böylesi gelir gider. Şu yer yuvarlağına bir baksanıza! Ama derinden; [...]

Siz işçiler

Sizleri çok küçük yaşımdan beri tanırım. Çocukluğumda birkaç yıl, ben de mağazaya gitmiş, yosun yeşilinden tutun da kehribar sarısına kadar çeşit çeşit işlenen yaprakların ciğerlere tatlı tatlı işleyen zehrini tatmıştım. Bir mahallede oturmuştum ki, sabahları allı boyalı, ne de olsa biraz canlı, işlerine giden tütüncü kızları, akşam üstü, kül rengi bir benizle dönerlerdi ve bu [...]