Yeni bir mavi sakal İngiltere’de, 18-19 yaşları arasındaki dört genç kızı boğup parçalamış. Onların şu anda talihsiz kadavraları üzerine eğilen sadece adalettir. Geçmiş yıllar içinde, eşlerine İspanya, Fransa, yine İngiltere’de rastlanan bu canavar mikaplarını yakaladıkça astılar. İngiliz adaletinin de, eğer ele geçirebilirse, yapacağı şey bundan ibarettir. Bir faydası mı var ki.. Bir defa bu sayısız cinayetin failini siz bir kere asacaksınız. Adam birden fazla da ölecek değil! İnsan olarak korku ile düşünüp duracağımız asıl mesele, onların bu zalim boğazlamayı nasıl olup da gözlerini kırpmadan yapabilmeleridir. Gerçi tarih içinde mağlup ettiği düşman hükümdarının kafatasında şarap içen galip hükümdarlar görülmemiş değildir. Ama onlar hiç olmazsa kendilerince bir tahrik sebebi gösterebilirler. Ya bu masumların günahı ne?
Ruh ve şuur altını aydınlatan Freud’un muktedir talebelerinden Madam Roland, “Şuur altına tutulan küçük pertavsız” adlı eserinin 20nci yaprağında, “Yedikçe acıkan, kopardıkça isteyen, içtikçe susayan akıllı maskesini taşır çok insan gördüm.” diyor. Her ne kadar bu görüş bizi kabuktan öze götüremiyorsa da düşündürüyor: Hep mahrum edilen veya asla tatmin edilemeyen çocuklar arasında canavar tohumu taşıyanlar yok mu acaba? Nice insan yavrusu görüyoruz ki büyüyünce anne ve babalarının değil, sadece kör ihtirasların, köpekçe açlıkların çocuğu oluyorlar. Kimbilir bu çeşit bir çocukluğun meş’um feneri yanmaktadır. Doktor ve terbiyeci Landru‘yu tanımak bakımından yan gelip yatmış; sadece adalet konuşuyor. Peki ama canavara belki ölüm de bir zevktir ve size soracaktır: Lütfen bu zevkten, bir kaç defa daha ikram ediniz!
Şardağ, R. (1953, Nisan 3). Günübirlik/Canavara ikram. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

