Dün, bir kaç dost oturmuş, konuşurken aramıza sonradan gelen geveze bir arkadaşa bir aralık içimizden biri: "Kısa kes!" dedi. Sanki kısa kesmek bu kadar kolaymış gibi. Son kısalığını şiirde bulan yazı sanatını yakından tanıyanlar bilir ki şiirde her mısra, teksif edilmiş bir maceradır. İnsaniyetin lâhzada anlatılıvermiş olan bir hülâsa destanıdır. Ama işe bakın ki en [...]
Ay: Temmuz 2024
Kep gününde
İzmir Hemşire Okulu’nun namzet talebeleri bugün altı aylarını doldurdukları için kep giyecekler. Kısa zamanda sürgün veren bu merhamet fidanları, bu gece saat 21:00’de, insanlığın ilk hemşiresi fedakâr Florans Nightingale’in yaktığı ateşten nasip alıp yanacaklar. Mevki, sınıf, zengin, fakir, genç, ihtiyar ve kadın erkek, hepimizi korku ve aczin baskısı altında bir hizaya getiren hastanelerde tek teselli [...]
Oldu, bitti
Dün İnönü İlkokulu'nun müsameresinde idim; senelerdir ilk defa müsamere nedir, bunu kavramış bir mekteple karşılaşmak içime huzur verdi. Bir defa her sınıftan en az üçte bir, hatta iki nisbetinde çocuk, türlü vesilelerle sahneye çıkarılmıştı. Öte taraftan, bir koro veya rond münasebeti ile de, bazen bütün bir sınıf karşımızda mevki alıyordu. Neden bizde bu hal bir [...]
Hans’ın gırtlağı
Zavallı gemicinin hikâyesini biliyorsunuz. Adamcağız ekmek parası kazanmak için diyar diyar dolaşan bir gemi ile İzmir'e kadar geliyor. Bir lokantada iki defa parasını ödeyerek içki içiyor. Anlaşılan bu Türk lokantasını sevmiş olmalı ki üçüncü defa yine oraya geliyor. Bu sefer hizmetkar Türk çocuğunu da beraberine alarak dostça içiyorlar. Ama parası bitmiştir ve cebinde metelik yoktur. [...]
Ukalâ
Bir dostum anlatıyor: Geçen Cuma günü Hisar Camii'nde namaz kılacak yer bulamadım. Güç belâ dasdaracık bir köşe görerek sığındım. Secdeye gelecek yer biraz temiz olmadığından cebimdeki gazeteyi yaydım. Tam bu sırada, yanımda niyet etmekte olanlardan biri, kıyama kalkmış iken koluma yapıştı: - Hişttt! Günah, kaldır gazeteyi! Bizimki pek lâfını sakınanlardan değil ama, Allah'ın mâbedinde asıl [...]
Neşriyatımız dikkate alınıyor
Radyonun jesti-Samimiyet dolu bir güfte-Sakın geç kalma erken gel Radyomuzu henüz tenkit hedefi içine almış değiliz. Biz bir kaç defa söyledik. Muazzam bütçe ile idare edilen Ankara Radyosu'nda bile nice çamlar devrildiği düşünülürse, bizim, henüz ayrıldığı söylenen 350 bin lirasına bile sahip olamamış olan küçük radyomuzda gayet tabii olarak servi ağaçları. Bununla beraber eğer devrilenler [...]
Edip Erten neden gitti?
Hicranlı şarkıların şahı-Klârinetçi Şükrü'nün bir bestesi-Saçmadan daha aşağı Bugün Ankara Radyosu'nda, yenilerden fakat aynı zamanda beğenilenlerden bir ses, Mediha Fidan okuyacak. Saat 13.15'deki seansında, Türk musikisinin neoklâsik değerlerinden ve lirizmin muvaffak inşacılarından Lem'i Atlı'nın hep bildiğinizi sandığım çok güzel bir şarkısını okuyacak. Hicaz makamından olan bu eserin sözleri şudur: "Sorulmasın bana ye'sim garik-i hicranımO hüsnü [...]
Soğan başı
Milletlerin şef durumundaki idarecilerini, yani başlarını, bazı hayvanların başlarıyla vasıflandıran mizahi bir Fransız yazarı meselâ hatırımda kaldığına göre Churchill'e koç başı, Stalin'e domuz başı, Hitler'e buldok başı sıfatını takmıştı. Şu İranlı Musaddık'a acaba şaka yapmak icap etse nasıl bir sıfat bulunur bilmem ki... Baş olmasına gerçe o da bir baştır ama, nasıl? Otoriter desek, değil. [...]
Alkışlamış
Sovyetlerin, Birleşmiş Milletlerdeki daimi delegesi bay Viçinski, Amerikan delegesini alkışlamış; gazetelerden öğrendik. "Ne olmuş efendim, alkış denen şeyi hiç mi görmedik?" doğrudur. Batı'da ne manaya gelir bilmem ama, bizde alkış, çoğu vakit, içimizden, gözünü oymak istediğimiz kimseleri, avuçlarımızla takdir etmemiz demektir. Hatta bazı ahvalde birisine karşı duyduğumuz merhameti izhar için de kullandığımız vasıta budur. Fakat [...]
Bugün radyolarda neler dinleyeceğiz?
İstanbul radyosunda kardeş bolluğu - Atatürk'ü ağlatan türkü - Zehra Bilir'in plâkları ne oldu? - Piyasa musikisini nasıl ayıralım - Can Akşit'in baremi İstanbul radyosunda bugün, 13.45 de yeni iki kardeşi dinleyeceksiniz. Coşkun kardeşler mi? Değil. Taşkın kardeşler mi? O da değil. Erdem kardeşler mi? Hayır bu, o da değil. Efendi, bu seferki Göçmez kardeşler. [...]
