Çikolatadan adam

Dün bir yetişmiş delikanlı gördüm, çikolatacı. İki ellerinin bilek kısımlarına baktım ve irkildim. O ne kir Yarabbi! Su yüzü görmeyen bu ellerin avuçlarından itibaren sanki sıvama çikolata sürülmüş. Şimdi kalk, git belediye zabıtasına haber ver: Efendim bir çikolatacı gördüm. Bir de lütfen siz görün. Adamın elleri zaten kirden çikolatalaşmış. Ayrıca bu maddeyi tezgahına koyup satmasına lüzum yok. Tabi olacağı malum. Zırt bir ceza zaptı! İyi ama be kardeşim, bu adamın pis ruhuna da bir tutanak tanzim edebilecek misin? Geçenlerde şehrimizde intişar eden bir gazetede okumuştum. Soyadı “Çağlabademi” gibi bir şeydi; bir hatuncuk: “Efendim” diyordu. “Çöpleri gece alıyorlar.”

Evet yazar, buna itiraz ediyor. Düşünün sabahları işinize gidiyor veya ev kadını iseniz çarşıya, pazara çıkıyorsunuz. Sabahın erken saatleri Tanrı’nın insana rızkını verdiği, tabiatın ruhlara ıtrını döktüğü bir sabah. İçiniz, tertemiz, günahsız ve toz pembe. Bir de bakıyorsunuz ki kedilerin, köpeklerin nasiplerini eşeledikleri çöp tenekeleri boyunları bükük ve çöpleri mezru zerzevat misali yerlerde. Buna nasıl katlanacağız? Dedim ya biz temizliği ruhumuza sindirmek zorundayız. Yoksa çarşıda, pazarda bulunan esnaf çırakları, seyyar satıcıların ceplerine sıhhat cüzdanını da koysanız, pis olanlarına ceza da kesseniz nafile. Zira siz dışarıdaki kiri para cezasıyla kazıdıkça, içerideki pislik dışarıya yeni kabuklarını salacak. Doğrusu ben bu temizlik müdürünü, bizi cadde yerine çöplükten geçe-atlaya yürümekten, bu kerih manzaradan koruduğu yani çöpleri geceleri naklettirdiği için övüyorum. Esnafa gelince onları dinimizde, milli an’anemizdeki temizlik örnekleriyle başbaşa bırakmak, kültürce eğitmek zorundayız. Kısaca ruhların temizlenmesi; bunun seferberliği lâzım. 


Şardağ, R. (1953, Mart 22). Günübirlik/Çikolatadan adam. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın