Hans’ın gırtlağı

Zavallı gemicinin hikâyesini biliyorsunuz. Adamcağız ekmek parası kazanmak için diyar diyar dolaşan bir gemi ile İzmir’e kadar geliyor. Bir lokantada iki defa parasını ödeyerek içki içiyor. Anlaşılan bu Türk lokantasını sevmiş olmalı ki üçüncü defa yine oraya geliyor. Bu sefer hizmetkar Türk çocuğunu da beraberine alarak dostça içiyorlar. Ama parası bitmiştir ve cebinde metelik yoktur. Nitekim ceketinin astarını göstererek büyük bir teslimiyet ile “yok” diyor. Sen misin yok diyen? Kavga dövüş, nihayet misafir gemicinin gırtlağını gözü dönmüş olan garson, tırtırlı ekmek bıçağı ile doğruyor.

Bu adam polise teslim edilebilirdi. Haydi daha öteye varalım: Eliyle gösterdiği ceketi rehin olarak tutulabilirdi. Biraz daha terbiyesizleşelim: Dövülebilirdi. Ama tutarı beş lira olan bir hesap için, hem de kanunsuz içki satan bu kanlı lokantanın adamları, bir masumun boğazını mı kesmeliydiler? Tuh!

Bu millet, kendine zarar vermeyen düşmanına bile tarihi boyunca omuz vermiş âlicenap bir millettir. Hans, bizim geçmiş asırlardan beri tek meselede olsun düşmanlıklarını görmediğimiz bir milletin günahsız evladıdır. Yüksek seciyeli Türk’ün içinden çıkan şu yegâne şerefsizin alnına doğru, ağzınızın dolusu ile tükürmek istemez misiniz? Şimdi, kesilmiş gırtlaktan yana sade hukuk-ı âmme mi davacı olacaktır? Bu kesilen masum boynun hesabını, saldırgan değil, barışçı bir milliyet anlayışını prensip edinen, muasir Avrupa insanlığını medeniyetinin temel taşı yapan Türk zihniyeti soracaktır. Şefkat ve merhametle yoğrulmuş olan meşeri vicdanımız bu kanlı ellerin yakasına yapışmıştır. Hep aynı Allah’ın kulu olduğumuzdan, benim gibi onun varlığına inananlara göre ulu Tanrımız da doğranan boynun vebalini sual etmeyecek midir?

İçimizden nasıl çıkmış olan şu sırtlan yavrusuna lânet olsun.


Şardağ, R. (1953, Nisan 15). Günübirlik/Hans’ın gırtlağı. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın