Ne zaman affedeceksin?

Uzaktan pek çipil bir bakışın vardı. Acaba kötü bir tecessüs adamı mı idin? Bir gün pek de istemeye istemeye yanıma yaklaştın. Bana soracakların vardı. Asıl maksadın beni tanımaktı ya; her ne ise tanıdın mı bilmiyorum. Gerçi pek kısa sürdü yakınlığımız. Ama diyeceksin ki seçmesini, deşmesini ve hele ölçüp biçmesini bilen göz için zamana ihtiyaç mı olur?

Efendim, asıl söyleyeceğimi unuttum. Farkettim ki beni sevmemiştin. Pek sevilecek adam olmamakla beraber senden gördüğüm zımni hakaretin manasını da izah edemiyordum. Bakışın acı, konuşman içinden değil. Peki ama ben sana ne yaptım? “Dur a canım! Bunu kendime dost etmek için ne lâzımsa yapayım.” bu görüşle hareket ederek bir insana fani dünyada cazip gelen bir çok menfaatleri senin önüne serdim. Seni vurdular, tuttum. Bir vesile icad ederek seninle bir seyahate çıktım. Biliyorsun uyumadım, seni uyuttum. Her gittiğimiz mecliste önce seni öne sürüyor, senin adının şöhret yapmasını sağlıyordum. Sanki affedilmeyecek bir kusur işlemişim gibi, bir türlü beni bağışlamadın. Bir gün takılır, şaka eder gibi, “Bu ne şöhret beyim!” dedin, “Bestelerin, güftelerin, şehirde forsun, gazetede yazıların, Allah versin!” hani imkân olsa da işimden atılsam, hislerimi zaptetsem de beste yapmasam galiba memnun olacağım. Ama, sanmıyorum ki beni yine affedesin bir aralık, “Haset mi?” dedim, “Yoksa hisler mi bütün bunun sebebi?” Sonra kendimden utandım; haset edilecek neyim var? Güneşe karşı dünyamızın mikro durumu, noktadan farksız olan haysiyeti yanında ben kim oluyorum? Fakat Bakî‘yi hatırlamamak da mümkün olmadı: 

“Alemde zerre denlü değilken vücudumuz
Müşkil budur ki zerreden artuk hasudumuz (kıskançlık)”

Yoksa tamamen kırılıp, hatta kızıp seni listeden çıkarmamı mı istiyorsun? Yağma yok! Ben senden insana olan itimadımı denemekteyim dostum. Ya sen gözümde yükseleceksin veya insaniyetin temeli göçecek. Bundan başka çıkar yol yoktur. 


Şardağ, R. (1953, Ağustos 13). Günübirlik/Ne zaman affedeceksin. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın