Bir Yunan motorunun kaptanı Fethiye sularımızda motoruna Türk bayrağı çekmemiş; “Bayrak yok” demiş, vermişler; bu sefer de kaldırıp bayrağımızı yere fırlatmış. Şimdi bütün Yunan gazeteleri, kanunlarımızı çiğneyen kaptanın altı saatlik tutukluluk haline kızmışlar, vapurlarına bir Türk bayrağı açmayı becerememelerine mukabil isyan bayrağı açıyorlar, bu arada “Hâla mı modası geçmiş milliyetçilik?” diye yazanları bile var. Milliyetçiliğin modası geçmiş olduğunu bilmiyorduk, “İş bu rivayet yeni çıktı.” onları Alman mütecavizlerine gerillâ harbi için ateşleyen, İtalyan faşistlerini memleketlerinden kovmaları için ruhlarına iman olan şey, şu “modası geçmiş” dedikleri milliyetçilik değil mi? Yoksa onlar için revaçta olan bu şey bizim için mi çapından düştü!
Yok, eğer gerçekten kaptanda bir hata yok da bayrak elinden düşmüşse milliyetçilik adına girişilen fuzuli gayretkeşliği hep ayıplarız. Meselenin ehemmiyeti, iki taraf gazetelerinde esen lüzumsuz sinirli havadır. Yunanlı dost ve komşularımız Türkiye’de barışçı, umrancı, medeniyetçi, hele dostlarına karşı müsamaha kapılarını ardına kadar açmış bir milliyetçilik mevcut olduğundan öyle sanıyorum ki emindirler. Buna mukabil biz Türkler de, Yunan halk efkârının, temelini Atatürk’ün attığı Türk Yunan dostluğuna bel bağlamış olduklarına inanmalıyız. Onlara nazımız geçmese bile, bizim meslekdaşlara ne diye sitem etmeyelim! Uzattığı dost elinin kardeşliğinden emin olduğu kadar kuvvetinden de emin bir milletin çocukları olarak o taraftan esen asabi esintilere mukabele etmekten vaz geçelim. Sükûtu tercih etmemiz, milletlerarası basiret için olduğu kadar karşılıklı menfaatimiz için de yerinde bir harekettir. Oradan gelecek hoyrat seslere rağmen buradan biz yine kardeş mesajları çekmekte devam edelim.
Şardağ, R. (1953, Ağustos 15). Günübirlik/Asabiyete kapılmıyalım. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

