Bu böyle olmaz

Ben eminim ki bu memlekette, "Milliyetçiyim" diyen her Türk çocuğunu, evlenme dairesi parkının ve itfaiyenin arkalarına rastlayan tütün depoları işçilerinin hali yaralamaktadır.  Öğle üstü ne zaman o taraftan geçsem, nikotinin, yüzlerinden hayat rengini çalıp soldurduğu kadın erkek, küçük büyük işçilerimizi, caddenin tretuvarlarına iğreti oturmuş, bir kaç lokma tıkıştırırken bulurum. Bunlar o insanlardır ki metin bir [...]

Asabiyete kapılmayalım

Bir Yunan motorunun kaptanı Fethiye sularımızda motoruna Türk bayrağı çekmemiş; "Bayrak yok" demiş, vermişler; bu sefer de kaldırıp bayrağımızı yere fırlatmış. Şimdi bütün Yunan gazeteleri, kanunlarımızı çiğneyen kaptanın altı saatlik tutukluluk haline kızmışlar, vapurlarına bir Türk bayrağı açmayı becerememelerine mukabil isyan bayrağı açıyorlar, bu arada "Hâla mı modası geçmiş milliyetçilik?" diye yazanları bile var. Milliyetçiliğin [...]

Hep turistiz

Bu kadar yazı yazılır, neşriyat yapılır, ikaz, işaret nafile, nafile! Şu turizmi bir türlü teşvik edemez, yabancı turistlerle meşgul olamayız. Niçin? Beceriksizliğimiz mi var? Bilgimiz mi kıt? Paramız mı yok? Allah aklımızı almış da para çıkarılacak kaynağı, madeni mi keşfedemiyoruz. Belki bunların ayrı ayrı hisse ve tesirleri de yok değildir. Ama bana öyle geliyor ki [...]

Ne zaman affedeceksin?

Uzaktan pek çipil bir bakışın vardı. Acaba kötü bir tecessüs adamı mı idin? Bir gün pek de istemeye istemeye yanıma yaklaştın. Bana soracakların vardı. Asıl maksadın beni tanımaktı ya; her ne ise tanıdın mı bilmiyorum. Gerçi pek kısa sürdü yakınlığımız. Ama diyeceksin ki seçmesini, deşmesini ve hele ölçüp biçmesini bilen göz için zamana ihtiyaç mı [...]

Margaret’in arayıp da bulamayacağı

Bir sürü işgüzar ve ukalâ yüzünden Margaret'le İngiliz hava albayının evlenemeyecekleri anlaşılıyor. Bu işin olacağı olsaydı, dakika beklemez, vuslat tutuşmasına hazır olan iki gönül, bir küçük kibritle parlayıverir, "onlar ermiş muradına..." faslı nihayet bulurdu. Prensesin kız kardeşi olan kraliçe, aynı zamanda kilisenin manevi reisi imiş. Kilise geleneklerine göre albay, ilk karısından, ancak toprağın altında kurtlara [...]

Necip Fazıl

Bir sürü örümcek kafalılar, Malatya suikastı dolayısıyla mahkemede içlerinde Necip Fazıl'da var, Kısakürek'in avukatları, müvekkillerinin delilik alâmetinden bahsediyorlar. İşin adliye içinde cereyan eden kısmını bir tarafa bırakıp hemen şahsi görüşümü söyleyeyim. Necip Fazıl ne mürtecidir, ne yalancı ne de ya hakiki "Süper Mürşit" ne Müslüman, ne Müslümancı. Bunların yani bu sıfatların hangisini ona taksanız ardından [...]

Kızlar üzülmesin

Dün bir İzmir gazetesi yazıyordu: "On binlerce genç kız koca bulamamak yüzünden evlerinde bekliyor" diye. Gazetenin, erkeklerin evlenmeyişlerine mazeret arayan tahlilciliğini bir yana bırakıp işi başka bir zaviyeden ele alalım. Ayrı puntolarla kızlarımıza acıyan bu satırlar ne beyhude bir çırpınıştır. Sokakta caddede gönlünü değiş, derisini sürten bekâr erkek, er geç o kuytu ve sokaklarda lekesiz [...]

Yerli Sanayi

Türkiye hükümetine geniş çapta yapılan yardımların dahi, günlük siyaset kavgalarına nafaka teşkil ettiği bir sırada, küçük bir hatırlatmamız olacak. Yerli sanayinin korunması, geniş yatırımlarla girişilen büyük çapta taahhütler, dışarıya döviz sızdırma imkânımızı kısınca veya daha tutumlu davranma zoru baş gösterince yerli sanayinin birden bire mantar gibi fışkırışına şahit olduk. Avrupa ve Amerika'daki benzerlerine eş vasıfta [...]

Edebiyata geçmemiş mi, geç!

Bizim kadar okumuş, bizim kadar yazmış olanlardan, kısaca bizim kadar mürekkep yalamışlardan üstün olabilmemiz, şüphe yok ki bir kültür davasıdır. Kültür ise okumakla elde edilir. Ne okuyacağız? İşte bütün mesele buraya dayanıyor. Benim değerli okurum diyor ki: "Hemen her çıkan mecmuayı okuyorum. Telif, tercüme yüzlerce eser okudum." yine de üstün yazı yazma ve konuşabilme kabiliyetinden [...]

Bir okuyucuma

Hatay caddesinden mektup gönderen bir bayan okuyucum, (kendisine ayrıca mektup yazacağım), enstitüyü bitirmiş, nefes almadan kitap okuyormuş. Kültürse kültür, tahsilse tahsil; bir türlü ne güzel konuşabiliyor, ne de güzel yazabiliyormuş. Bana diyor ki: "Mümtaz konuşmadıktan sonra hiç konuşmamayı tercih ediyorum." İlâve ediyor: "Ne tavsiye edersiniz?" Bestelerimin, yazılarımın, tenkitlerimin kendisinde bıraktığı derin tesiri eskilerin dediği gibi [...]