Sıra bize mi gelirdi?

Bugün de, asrımızda her an biraz daha azalan, dudaklarda yalnız adı kalan ve içli insanları derde salan "vefa"dan söz açmak istiyorum.  Artık gönüllerde yaşayan bir hatıradan ibaret bulunan "vefa"yı nasıl dile getirelim bilmem ki?... Dostumuz bizi unutuyor. Arkadaşımız bizi unutuyor. Sevgilimiz bizi unutuyor ve biraz garip olacak ama, zaman zaman biz bile kendi kendimizi unutuyoruz.  [...]

Sessiz bir ölüm

Günlerimizin üstüne yağan çeşitli havadis yağmuru ortasında bunaldığı için mi, yoksa fani insanlara mahsus olan gaflet anlarından birine rastlaması sebebi ile mi neden bilmem Necmettin Sadak'ın ölümü üzerine eğilmekte geciktim. Üç şehir matbuatında, kendi partisininkiler de dahil, çıkan yazıların enformasyon hududunu aşmaması, onun değerini düşürecek bir olay değildir. Türkiye'de çok partili siyasi hayatın başlangıcında ve [...]

Bir gazete ve bir zihniyet

Şimdi siz söyleyin okuyucularım; hak verin bana: Bir adam çıkar da herkesin gözünün önünde açılmış duran bir kapıyı, tokmağından yakalayarak zorla ve zaten açık olduğunu bilmezlikten gelerek "açtım, açıyorum işte" diye beyhude gayretler sarfedersen bu adama ne dersiniz? Bir misafirliğe gitmişsiniz. Faraza, sizin tıka basa yediğinizi tuzlu ve tatlısını da midenize indirdiğinizi gördüğü halde bir [...]

Sevmek

Şimdiye kadar "sevgi"nin tarifleri yapılmıştır. Şiirde, heykelde, nesirde ve tabloda çeşitli ifadesini bulan bu tariflerin hepsi, makbul ve muteberdir şüphesiz… Bilindiği gibi "sevmek", bir varlığa bütün heyecanımızla bağlanmaktır. Kalbinde bu ateşin kıvılcımlarını taşımayan insan, bedbaht insandır. Zira hayatı güzelleştiren bu fani dünyaya renk ve manâ veren şey, "aşk"dan başka nedir?.. Cihan'ı aydınlatan, "güneş"se; beşer ruhunu [...]

Bütün müfteriler okusun

Dün bir dost geldi. "Yahu" dedi, "Her gün bir radyo sütun idare etmek ne demek? Ben bunu iyi bilirim. Şu radyoya geçen himmetlerin yetmezmiş gibi bugün de bütün kabiliyetleri gâh tenkit ederek, gâh takdir ederek uyandırmaya çalışıyorsun. Ama gel gelelim, daha düne kadar sana yakınlık gösterenlerden, çok şeylerini sana borçlu olanlardan bir kısmı bugün hakkında [...]

Tavır meselesi

Birisini kızan dostum, dün birkaç arkadaşımın beraber bulunduğu mecliste dudağını kıvırdı, yüzünü buruş durdu: "Efendim" dedi. "Adamın bir bozuk tarafı var ama, neresi anlayamadım". Sonra ilave etti:  - Tamam, tamam, tavrı bozuk! Bozulan şeye taktığı ismi hayran olmamak mümkün değildi. Dikkatle bakılırsa eğer, cemiyetimizde büyük acısını çektiğimiz meselelerden biri de tavırdır. Bir mecliste kalkar, lâf [...]

Bir hayır kurumu için

Bugün Buca Çocuk Esirgeme Kurumu'nun fakir çocuklar için tertup ettiği bir sünnet düğünü var. Beni davet edenlere teşekkür ederim. Bu sütunlarda bir defasında belirtmiştim: Bizde hayır maksadıyla kurulan derneklerin sayısı seksen altıdır ve yıllardan beri bir ikisi müstesna, bu derneklerin çoğu hayra mı, şerre mi alet oldu pek bilmem ama, bildiğim tek şey, içtimaî adalet [...]

Hey gidi arabacı!

Şu arabacıyı görüyor musunuz? Bu, kaderin cilvelerine rağmen haklı, fakat muztarip hayatına sevgi duyduğumuz "Arabacının Kızı" değildir. Bu, Albert Camus'nun İkinci Cihan Harbi içinde kaleme aldığı esaret günlerinin faziletli arabacısı değildir. Bu, romanların, edebiyatın malı olan değil, okuyucularım, bizim İzmirli faytoncu, karaço sürücüsü olan arabacımızdır. İstanbullu Musevî vatandaşın yedi bin küsur liralık cüzdanını açıp bakmadan, [...]

Yut baban görmesin

İstanbul'da icra edilen oburluk müsabakasından tabi haberiniz var. Adamın biri elli dört köfte ve saire yemiş. "Vesaire" kelimesi ile ifade etmek istediğim şeyi ben söylemeye korktum. Fakat bizim oburun midesi bu vesairesiyle de o kadar köfteden sonra korkmadan içine almış. Bu haberin bir kaç cephesi var: Bir defa, bu adam neden obur olsunmuş? Adam var, [...]

Eyyam ağaları

Siz de okudunuz mu bilmiyorum, İran'ın Roma Büyükelçisi'ni, hükûmet geri çağırtmış. Sebep şu: Şah, Musaddık'ın yaptığı üç günlük muvakkat hükûmet darbesi sonunda memleketinden ayrılıp Roma'ya gidiyor, İran Sefareti memurları gidip onu karşılıyorlar. Fakat Elçi "Ne olur ne olmaz, şah şimdilik düşmüş durumda" diyerek hava alanına gitmiyor. "Bu Elçi Cumhuriyet taraftarı, prensip sahibi bir Musaddıkçı olsaydı" [...]