Eyyam ağaları

Siz de okudunuz mu bilmiyorum, İran’ın Roma Büyükelçisi’ni, hükûmet geri çağırtmış. Sebep şu: Şah, Musaddık‘ın yaptığı üç günlük muvakkat hükûmet darbesi sonunda memleketinden ayrılıp Roma’ya gidiyor, İran Sefareti memurları gidip onu karşılıyorlar. Fakat Elçi “Ne olur ne olmaz, şah şimdilik düşmüş durumda” diyerek hava alanına gitmiyor. “Bu Elçi Cumhuriyet taraftarı, prensip sahibi bir Musaddıkçı olsaydı” diyemeyiz. Zira bu taktirde, şah iktidarı tekrar aldığı zaman, hazretin istifa etmiş olması lâzımdı. Neden karşılamadı? Gayet basit: Zira şah bir gün evvel şah iken secdeye kapanmak, şahbaz olduktan sonra suratına bakmamak lâzım; ezelî eyyam ağalığının tipik bir misali!

Elçinin geri alınması ve tecziye edilmesi gerekecekse esbab-ı mucise olarak ben “Gelene Paşam, gidene Ağam” demesi öne sürülmelidir. 

Bizde bu eyyam budalalarının ne çok, ne komik, komik olmaktan çok ne hazin örnekleri vardır. Bırakın siyasi partilerin doğuşundan sonraki zuhuratı; fakat tek parti zamanında dahi mevkiinden düşen bir Bakan’ın ardından gösterilen hayasız kayıtsızlık, herkesin malûmudur. Çalıştığım bir dairede şahit olduğum acı manzarayı hayatımın sonuna kadar unutamayacağım. O dairenin başı ayrılmış, gidecekti. Daire müdürlerine veda etmek üzere odalarına uğradığı zaman bir tek müdürü bulamadı. Hepsi yeni amirlerinin odasına üşüşmüşler. Yarın aynı eyyam ağalarının, bu hareketi bir kere daha tekrarlamayacağı ne malûm. Bir de aksini düşünün. Düşmüş, inmiş veya indirilmiştir. Her ne ise ona yakın olmanın, bir takım mahzurlu ve mütecessis bakışları davet etmek pahasına da olsa, onu manevi bir yakınlıkla eskisi gibi karşılamanın her iki taraf için az zevki ve bahtiyarlığı mı vardır? dediği budur. Hey gidi kara gün dostluğu, hey gidi vefa! Sen günün cîfe (iğrenç) adamlarından bin defa güzelsin.


Şardağ, R. (1953, Eylül 17). Günübirlik/Eyyam ağaları. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın