Sevmek

Şimdiye kadar “sevgi”nin tarifleri yapılmıştır. Şiirde, heykelde, nesirde ve tabloda çeşitli ifadesini bulan bu tariflerin hepsi, makbul ve muteberdir şüphesiz…

Bilindiği gibi “sevmek”, bir varlığa bütün heyecanımızla bağlanmaktır. Kalbinde bu ateşin kıvılcımlarını taşımayan insan, bedbaht insandır. Zira hayatı güzelleştiren bu fani dünyaya renk ve manâ veren şey, “aşk”dan başka nedir?..

Cihan’ı aydınlatan, “güneş”se; beşer ruhunu manevi karanlıktan kurtaran nesne de derin ve engin “sevgi”lerdir. 

Büyük dîvan şairimiz Fuzuli:

“Aşk imiş her ne varsa alemde,
İlim bir kıyl ü kâl miş ancak.”

Dediği zaman, işte bu gerçeği belirtmek istemiştir. Yoksa bazı gafillerin sandığı gibi “ilm”i küçümsememiştir.

Şurasını da hemen belirtmeliyiz ki “aşk”da yalnız “kadın” ve “dişi”yi görmek, hatalı bir anlayıştır. Zaten bu kelimeyi biz, en geniş manasıyla kullanmakta ve kainata kaplayan füsunkâr tesirleriyle alkışlamaktayız.

“Leylâ ve Mecnûn” mesnevisinde efsaneleşen bu ezeli ve ebedi duygunun kutsiliğine de inananlardanız. Fakat ne garip bir tecellidir ki bugün bugünün aşkı, artık kalplerde yaşamıyor. Artık gönülleri eskisi gibi alevlendirmiyor. Yani?… Yani dudaklardan kucaklara; kucaklardan da sokaklara düşmüştür.

Yazık…


Şardağ, R. (1953, Eylül 25). Günübirlik/Sevmek…. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın