Gazetelerde, İstanbul’a gelen Kore gazisinin, vapurdan iner inmez vatan toprağını öpüşünü gördünüz mü? “Ana Vatan” sözündeki hikmet, şimdi ne güzel ayan oldu, değil mi? Doğduğumuz günden bu tarafa bizim, geçmiş asırlardan bu yana ise milletimizin, kucağında dinlendiği bu toprakta, bizi çeken şey nedir? Bunun yüzde yüz izahını yapamazsınız ki. Vatan bu! Hastalık gibi, elektrik gibi, hatta bir muharebe gibi, sebebi, tenkidi, neticesi kesin hatlarla tesbit edilemez. Ama onda ruhlarımız için taze bir nefes, ailelerimiz için rızık ve nasip, hatıralarımız için mahremiyet buluruz. Daha da kimbilir neler buluruz ki uğrunda böyle, can bahasına döğüşür, hiç kimse mecbur etmeden bütün sevgilileri geride koyar, namus ve şeref kemerini kuşatıp ölüme koşarız. Zaten Mithat Cemal‘in dediği gibi:
“Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır!”
Yabancı topraklara gider, milli ve beşeri menfaatlerimiz için döğüşür veya şahsi işlerimiz icabı kalırız. Ama en sonunda başımızı koyacağımız yastık yabancı ülkelerin kuş tüyü yastığı değil vatanımızın öpülesi toprağıdır. Azeri folklorunun şu nefis kıtası ne manâlıdır:
“Azizim, dilen gez
Bağda gülü dilen gez
Yad ellerde Han olma
Vatanında dilen gez”
Bu gazi kardeşimiz de gitmiş, muhtemel bir felâketimizi göğüslemek, insaniyeti tutuşturduğu gün vatanımızı da yakacağı muhakkak olan bir komünist yangınını yerinde söndürmek için vuruşmuştur. Dönünce, yıllar sonra gözleri güneşe açılan bir âmânın Yaradan’a hamd etmesi gibi, aslımız, neslimiz, mazimiz, hatıramız, ruhumuz olan vatan toprağını öpmüştür.
Öp arslanım öp! Öptüğün hiç bir şeyde, onda bulduğun huzuru, vefayı ve şifayı bulamayacaksın!
Şardağ, R. (1953, Ekim 1). Günübirlik/Öp arslanım öp. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

