Aşkın posası

Kafası kızdı diye karısını doğrayan, boğazlayan canavarlar da var ya; bunların içinde, bir bedbaht hızını yenememiş, ekmek bıçağı ile doğradığı sevgilisinin kanlı vücudu defnedilmeden, adliye koridorlarında bir nutuk atmış, “Seviyordum, aşıktım, bir gün gülmedim, kavuşamadık birbirimize; hep acı çektim.”

Şu budala ne sanıyordu acep? Hem aşık olacak, hem de sevincinden göbek mi atacaktı? Vah gidi zamanenin sabırsız, iradesiz, tahammülsüz, kuş beyinli aşığı! Zamanımızın bütün aşklarını tahlil edin: Bu insan kasabını bir tarafa bıraksak bile, bütün aşıklarda sabırsızlık; şipşakçılık; zahmetsizce meyveyi dişleyebilmek, duygu, manevi haz yerine kâm alıcılıktan hoşlanmak müşterek bir vasıf haline gelmiş. Şimdi düşünüyorum: Tevekkeli Fransızlar Racine’i cep kitabı olarak elli defa tabetmiyorlar! Şeklen çoktan yıkılmış olan bu klâsik ustada ebedi aşkın en derin tahlilleri var. Racine’in bir eserinde, bir prenses kâtibi vardır. Prensesine on iki yıl aşıktır. Fakat itiraf edemez. Bir gün; evet tam on iki sene sonra tiyatrodadırlar. Prensesin locada mendili düşer. Kâtip hemen alır ve mendili avucunda sıkar. Tam sırasıdır; uzun sabrın meyvesini derecek ve aşkını itiraf edecektir. Yüzü kıpkırmızı, söyleyebildiği yegâne cümle işte şu: 

– Prensesim, elimde bir şey var, yanıyorum, kurtarın beni ne olur?

Aşkın güzel tarafı, şiir olan, sanat olan, sanatkâra kuvvet, ruha asalet bağışlayan tarafı budur. Bunun da acısız ve elemsiz elde edilecek bir şey olmadığını izaha lüzum yoktur. Şöyle bir hafızamı yokladım. Aklıma üç şaire ait üç klâsik beyit geliverdi. Biri Malatyalı Ümmi Nine ki (menkûl beyitleri hazırlamakta olduğum kitabındadır) hakikati resmediyor: 

“Aşkınla ferah olduğumun yok nişanesi, 
Kahrın fakat ey sevgili pek çok nişanesi”

Fatih Sultan Mehmet de şöyle der:

“Aşkımız sabra mailiz Avni
Bahtımız güldüğün sanır dostlar”

Nihayet üçüncü beyit Hersekli Arif Hikmet Bey‘e aittir: 

“Zahirde nazar etsen sürurumuz vardır
Feryadımızı yuttuk gururumuz vardı”

Sabırla koruk helva olur mu bilmem ama, sabırsızlıkla nice canım üzümleri posalaştırıyoruz. 


Şardağ, R. (1953, Ekim 7). Günübirlik/Aşkın posası. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın