Aşk; çiçeklerin en asili

Bu şehirde, bir içkili gazino sahibi olan dostum vardır. İyi kötü, meyhane musikisi de olsa, şehrin Basmane taraflarında devam ettirdiği, senelerce bata-çıka yürüttüğü bir musiki hareketi de mevcuttur. Anamın memleketi olduğu kadar merhametliliğini, iyi kalpliliğini de benliğinde yaşatan ince bir adamdır o! En sıkkın ve bıkkın zamanlarımda, arkadaş gönlünü kendime teselli yapabildiğim insanlardan biridir. Sahnesinin önünde, her içkili ve çalgılı gazinoda görüldüğü üzere, bir dizi süslü kadın sıralanmıştır. Dostum için, bir patron olması dolayısıyla bu kadınların ilgisini çekmek mesele değildir. Öyle, öyle ama o, bunca konu içinde ruhunu tatmin edecek bir meşgale bulamaz. Daima sessiz, çok vakit şevksiz bir hali olduğunu da sezerim. Fakat dün gece onu, bir elem bulutunun gerisine gizlemeye çalıştığı bakışlarıyla bana ruhunu yaslar bir halde buldum. İçini söylememekle, saklamak arasında giriştiği mücadeleden sonra anladım ki senelerden beri her türlü yakınlığını göstermekten çekinmediği bir kız, sahnesini terkedip gitmiş. Tahsili yok denecek kadar az, ağzından dirhemle lâf çıkan bir kimse olan gazinocu dostum, sigara paketinin arkasına yazdığı şu satırları bir ara önüme uzattı: 

“Ne bir ses, ne bir nefes duyulmuyor odamda, 
Fırtına ıslık çalar harap tavanlarımda
Seninle şadolaydım bari rüyalarımda
Fırtına ıslık çalar harap tavanlarımda”

Teselli kâr etmez bir acının ve hasretin içinde kıvranan dostuma, şikâyetçi olup olmadığını sordum:

– İçinde bulunduğun saadetin farkındasın ya?
– Evet ama, canım kardeşim yandığım cihet, ona bugüne kadar açık bir itirafta bulunamayışımdır.. Kendi gözüm nasıl beni bırakıp bir yere gitmezse o da beni öyle bırakıp gitmez sanırdım. Gücendim, kırılmışım. 
– “Ya ne sanıyorsun” dedim; “Kırılacak, affedecek, tekrar incineceksin. Gönül denen şeyi, cilâlı, düz bir saha sanmadığına eminim. 
– Çok üzüldüğüm şey bu değil. 
– Nedir?
– Benim kırgınlığımı duyup o da kırılacak. Ben bir daha mahşerde barışırım ama, onun bu kırgınlığımdan haberi olup üzülmesini de istemem; yandığım budur işte!

Eski Yunan’ın lirik şairi Simonides‘e nasıl hak vermezsiniz: “Ey aşk! İster sarayda, ister bataklıkta; nerede doğarsan doğ, açan çiçeklerin en asili her zaman sensin!”


Şardağ, R. (1953, Kasım 6). Günübirlik/. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın