Atatürk’e I
Bütün memleket, sivil ve asker, çocuk ve büyük Ankara’ya toplanıyor. Üç gün sonra onu görmüş gibi olmanın huzuru duyulacak. Görmüş gibi diyorum; bir “gibi” ilâve ediyorum söze. Neylersin; onu göremiyoruz işte. Bizi, ruhun merhamet bulutları ile sarıp sarmalayan bu güzel güzeli, harika insanı; bu, bir daha cihana gelmez olanı; bu, gönüllere gönül gibi dolanı on beş yıldır ki görmez olduk. Mavi bakışlarını, ha şimdi iki keskin kılıçı gibi teşebbüslerimizin rehperi kılacak; sesi, millete ha şimdi bir milli mmücadele daha yaptırtacak, bizim için çırpınan hançeresi neredeyse doğunun ezeli düşmanına doğru bir “Hazır ol!” emri verecek olan Atatürk, gerçek odur ki, o canım mevcudiyeti ile aramızda yoktur.
Hep ağlar, hep yanarız ya; o gün. On Kasım’da bir defa daha ve onu dün kaybetmişçesine ağlayacağız. Ankara’ya niçin toplanıyorlar? Onun aziz cismini, on beş sene önce vatan toprağına terk ederken gözlerimizin en sıcak yaşlarını dökebilmek için değil mi? Atatürk‘e ağlanmaz da kime ağlanır? Bir milleti topyekûn güldürmüş olan için topyekûn ağlamak..
Ankara bunun heyecanını daha şimdiden yaşamaya, memleket bir içi kanaması ile şimdiden çalkanmaya başlamıştır.
Toplanıyoruz, ey bu topraklarda yaşayanların babası! Seni kucaklamak için toplanıyoruz, ey vatan şehitlerinin en büyüğü!
Ruhun rahat ohsun diye Allahımıza seslenmek için. Toplanıyoruz, ey şanlar yaratan asker” Hazır olmak, toplanmak için.
Şardağ, R. (1953, Kasım 8). Günübirlik/. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

