Garsonlar için açılan kursun zaruretini bu memlekette idrak etmeyen ne bir garson, ne bir müşteri var olduğu kanatindeyim. İşte bir misâl: Acele ve telâşlı bir yere yeteşecek gibi sabırsızlık gösteren bir müşteri ile garson arasında geçer:
– Yavrum, bana çok acele bir et yemeği getir!
– Liste var beğim, bakın da öyle söyleyin!
Hastasının nabzına göre şerbet veren doktor gibi garson da müşteriyi tanıyacak ve onun içinde bulunduğu telâşlı halinden anlamasını bilecektir.
Garsonlarımız var; servis yaparken işin süsüne kapılır, lüksünü ihmal etmez, ama avaredir.
Garsonlarımız var; bu boğaz davası gibi en ehemmiyetli bir davada iltimasa kalkar, müşteri ayırır; yemeği adama zehir eder.
Garsonlarımız var; söylenen yemek yemek hazırlanıncaya kadar sofra servisini yapmak, müşterinin gözü önünde bir iki görünmek, ekmek, su ve çatal taşımak gibi faaliyetlere ehemmiyet vermez, aç adamın midesindeki kanun tanımaz ifriti susturmasını bilmez.
Garsonlarımız var; dört yana koşar, çırpınır, telâşlanır; ama bütün bu arada bir iş çıkardığı görülmez.
Garsonlar var; asık yüzlüdür, garson olduğuna pişmandır, öfkesini sizden alır.
Şüphe yok ki arı gibi çalışan, sempatik, hâlden anlar garsonlarımız da çoktur. Böyleleri ile dost olmada başkalarını bilmem ama, bence doyulmaz lezzet vardır. Diyeceksiniz ki, başka meslek mensupları için kursa lüzum yok mu? Onlar sanki pek mi yetişmişler? Doğru, doğru ama, başkalarını bırakıp, garson kardeşlerim kendilerine baksınlar. Gerçi cebine nasılsa bir öğün yemek parası koyabilmiş olan şehir züppelerinin onlara hizmetkâr gözü ile baktıkları bir vakadır. Kendini bilmezlere de aldırmamak lâzımdır. Şüphe yok ki garson, o esnada hizmetkârımızdır da. Fakat kunduracı garsonun ayakkabısını yapmakla hüzmetkâr değil midir? Memur, umumi hizmetlerini ifa ile mükellef bir hizmetkâr değil midir? Hatta bu manâda hükûmet milletin hizmetkârı değil midir? Bu boş telâkkiyi garson kardeşlerimiz bıraksınlar, şevkle kurslarına ve işlerine sarılsınlar.
Şardağ, R. (1953, Kasım 25). Günübirlik/Garson kursu. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

