Bu ne telâş kargalar? Siyah gökyüzünde her akşam, hep böyle çırpını çırpını uçuşursunuz? “Grak, grak!” diye vuruşan gagalarınızın çıkardığı sesler bir yandan, kanat vuruşlarının ortalığa yaydığı karanlık rüzgâr bir yandan didim didim didinir bir hâliniz var. Sanki Kuzgunlar ülkesine koyu bir hakikat haberi taşımaktasınız. Sanki cephenizdeki bozgunu bitireceksiniz. Bu lüzûmsuz telâşınızla ne kadar bizlere benzemedesiniz kargalar…
Herbiriniz ayrı makamdan söyleniyor? Homurtu, mırıltı ve sızıltı içinde, kendinizin bile zor anlayacağı asabi, hedefsiz, hırçın ve müphem dalaşma, sövüşme ve çeşitli tellerden çalma gayretiniz aşikâr. Bu karma senfoninizle biz insanlara ne de çok yakınsızın?
Dur yok, dinlenme yok. Uçsuz bucaksız göklerde yer beğenemez; beş aşağı, beş yukarı seğirtirsiniz? Siz de mi aylak ve avaresiniz kargalar?
Birşey soracak oluruz, başınızı bile çevirmek yok. “Aman karga, bize bak!”
– Gak!
– Hişt, karga, iltifat yok mu?
– Graakk!
– Şey… karga…
– Ciyaakk!
Sizde gaga, bizde de burun; huylarımız ne kadar da birbirine çekmiş kargalar?
Hani hiç bir gün sizi yalnız, tek başına sefer ederken görmedim. Mutlaka sürü olarak geçiyor, sürü halinde konuşuyor, sürüce düşünüyorsunuz. Hani ferd olarak davranışınız? Hani şahsiyetiniz? Sizler de bizler gibi bu vasfa mütehassir mi öleceksiniz kargalar? Size mi, bize mi vah kargalar?
Şardağ, R. (1953, Aralık 2). Günübirlik/Kargalar. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

