Bir müsteşar dostun cevabı

Çok, ama çok sevdiğim ve kendisi tarafından da aynı şekilde sevildiğimi iyi bildiğim bir dostum; Ankara’da bir vekâlette Müsteşar olunca fazla bir sevinç duymamıştım. Çünkü o, bu makama lâyık olanların en başında geliyordu. Kendisine bir kaç gün bekledikten sonra, bir telgraf çekerek şunları yazmıştım: “Şimdi Hak yerini buldu”.  Vefasızlığa benim gibi sitemkâr olan, Ankara’dan 1950 senesinde bir hayli ileri derecedeki vazife alma imkânlarını nasıl teperek bu şehre geldiğimi, ikbalin kof çılgınlığı yerine, idbarın kendine mahsus mestîsinden tadaldığımı ve mariz bir alınganlık taşıdığımı çok iyi bilen bu Müsteşar dostumdan dün cevap aldım: Daktilo ile yazılmış olup aziz dostumun imzasını taşıyan bu mektubu aynen aşağıya geçiriyorum: 

Sayın Rüştü Şardağ
Belediye Yapı İşleri Müdürü
İzmir

“Tebriğinize teşekkür eder, saygılarımı sunarım.”
İmza

Beni “yazı” değil de, “Yapı İşleri Müdürü” yapan bu bir satırlık yanlış cevabı, tashih etmeden bana yollaması, kendisine telgrafla ve gönlünün sesini aksettirircesine tebriğini sunan bu eski dostuma, elceğizi ile cevap vermeye tenezzül etmemesi beni pek üzmüş değildir. Düşündüm: O da bunu yaptıktan sonra, artık bir hakikat ortaya çıkmış bulunuyor: Bizler yani “vefa” diye çenesi düşmüş bunaklar gibi vızıldayıp duranlar, yanlış bir yoldayız. Hakikat, karşı cephededir. “Dünyanın bütün mevkilerini bir dost uğruna fedaya hazırım” diye mariz bir şekilde söylenmeniz ne kadar beyhude, şimdi anlıyorum. Sen ey alâkasızlık, ey ihmâlcilik, vefasızlık, ey kalınlığı ve duygusuzluğu, inceliğe tercih ediş! Ve ey insanı manen küçülten sevimsizlikler! İnsanlık budalalarına rağmen en büyük hakikat sizsiniz; bravo size!


Şardağ, R. (1953, Aralık 18). Günübirlik/Bir Müsteşar dostun cevabı. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın