Yine trendeyim

Tam karşımdaki kanepede genç bir karıkoca, bir de çocukları var. Motorlu trenin yemek salonundayız. Uşak’tan sonra, tren sath-ı mailinin çok aşağısında kalan çukur köyler var, oraları geçiyoruz. Çocuk, üç yaşlarında bir kız çocuğu. Denk durduğu yok. 

– Baba, bu ne olacak?
– Bıçak kızım, et yemeği bununla kesilir.
– Baba, ben onu atayım mı? 
– Aman kızım, o çatal. Yemek yiyeceğiz onunla; atarsan kaka olur.

– Baba…

Tabi ahret suali gibi, arkası gelmiyor soruların bir de sevimli ki? Kuzguni siyah renkte kıvır kıvır kaşların altında yuvarlak, tombul ve süt beyaz yüzü ile sevimli bir kız. Gözleri pırıl pırıl, hiç de yerinde durmuyor. 

– Anne, ben yemek yemeyeceğim.

– Hiç öyle söylenir mi bu söz? Sofraya yemek yemek için oturulur.

– A..! Yemem dedim işte. 

Baba karışıyor lafa: 

– İyi, iyi kızım yeme, biz yeriz! Küçükte cevap yine hazır: 
– Ama kandırma beni baba!

Tam bu sırada gözleri, lokantanın penceresinden sol istikamette devem eden demin de bahsettiğim köylere takılıyor. 

– Baba bunlar ne?
– Ev kızım. 

Küçük haşarı ve zeki yavru, göz bebeklerini ,biraz daha açarak bu memleketin hakiki sahiplerinin oturduğu köstebek yuvasını andıran o püf deseniz yıkılacak sazdan, kerpiçten kulübelere dikiyor, dikiyor. Sonra tekrar babasına dönerek: 

– A.. Baba bunlar ev mi? Değil, değil onlar ev değil baba!

Bütün lokanta eminim ki müşterek bir kederle yavruya tevcih ediyor bakışlarını. Bir aralık yaşlı bir zat dayanamıyor: 

– Haklısın evlâdım, haklısın; onlar ev değil, doğru!


Şardağ, R. (1953, Aralık 25). Günübirlik/Yine trendeyim. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın