İstanbul’da bir devrim ocağı var. Bazı şehirlerde şubeleri de olduğu sanısındayım. Bir de Mustafa Kemal Derneği bulunduğunu biliyorsunuz. Bu derneklerin faaliyet alanları nedir? Buyurun beraber gözden geçirelim: Memleketin ötesinde berisinde bir kaç bereli, külâhlı görüyor, Arap harfleri öğreten gizli bir okulun mevcudiyetinden haberli olup feryadı basıyorlar: İrtica var! Bu yobazlıktır! Devrin çocukları, Atatürk nesli ayaktadır! Atatürk’e dil uzattırmayacağız!
Peki ama zaten kim dil uzatabilir ki… Bir kaç yobazın, cehl içinde beyinleri kararmış kimselerin alay konusu herzelerine bakarak ikide bir böyle iri ve şişkin lâf etmenin müsbet faydasından vazgeçtik, pek soğuk bir edası da yok mu sanki? Hani Türkiye’de devrim, yalnız bu ocakların göğüslemesine bağlı imiş ve sanki başta devlet ve kanunlar gelmek şartıyla, muvafık, muhalif partiler ve bu millet Atatürk’ü hırpalatırmışcasına bir tavırla nutuk üstüne nutuktan hayır çıkmıştır: Biri Atatürk’ün nutuklarıdır ki, bir milleti büyülemiştir. Bir ikincisi, Descartes’in “Üslûp üstüne nutuk” eseridir ki, akıl cevheri bununla korunmuştur. Biri de Fichte’nin Alman milletini uyandıran meşhur nutuklarıdır ki, bundan da dünya durdukça ölmeyecek olan Alman milliyetçiliği doğmuştur. Bizim ocakların, bulunduğu çevrede bile akis uyandırmayan ucuz gürültülerinden müsbet bir sonuç bekleyemeyiz. Efendiler! Türkiye’de Atatürk’e dil uzatmak isteyenlerin dili kopsun. Efendiler! Atatürk değil, ancak Atatürkçülük korunabilir ki, bunun yolu da, yobaz cer hocalarının fışkırıp yurda çirkef misali sıçradıkları kaynağa doğru Kur’an tercüme ve yorumlarıyla, bilgi ve dinler tarihi kültürüyle yüklenerek yola çıkmaktır. İstanbul’daki dernek binasını ve basın kokteylini terk edecek ve Anadolu’ya bir havari ve devrim azizi gibi dağılacaksınız. Bağırmayacak, top gibi gürlemeyecek, hakaret ve tehdit etmeden konuşacaksınız. Devrim ocaklarıyla yeniçeri ocakları arasındaki, birincinin lehine olan metot farkını ispat edeceksiniz. Cehle karşı öfke ile değil, merhametle; nankörlüğe karşı inandırma yolu ile, çaresizliğe ve çevre geriliklerine karşı çevre ve çare bulmakla içtihadınızı yayacaksınız. Atatürk devrimlerini kanun ve polisler koruyacak, sizler de niteliğini açıklayacak, kurtarıcı vasıflarını sevdirecek, doyulmaz tadını tattıracaksınız. Bilmem haksız mıyım?
Şardağ, R. (1959, Ocak 23). Devrimciler. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

