Todoraki

Bazı Yunanlılar, Yunanlı dostlar demiyorum; zira her gün soluk soluğa olduklarımızdan bile günün birinde darbe yediğimiz vaki, nerede kaldı ki -evet, bazı Yunanlı gazeteciler, Fatih’i, beşyüz sene sonra ilk defa anacağız diye hiddete kapılmışlar. Neden? Bu fethin, onları bin defa silip süpürmesi mümkünken Yunan millî topluluğunu derin müsamahası ile ayakta tutan Fatih’i anıyoruz diye mi? Bu hiddet neden? Köhnemiş Bizans emperyalizminden Avrupa’yı kurtaran adamı yâd ediyoruz diye mi? Bu hiddet neden?

Fatih Sultan Mehmet, atının her ayağı altında bir yabancı milleti ezip yok edebilecek iken bugün hepsinin ayrı müstakil birer devlet kalmalarını sağlamıştır. XV. asrın ilk yarısında, Papa’nın bu terakkisever, zeki ve ileri düşünceli Osmanlı padişahına gösterdiği anlayışı bugünkü mukadderat dostlarımızın göstermeyişi mutaassıp zihniyete feci bir örnektir…

Biz ne yapıyoruz? Dünya hükümdarlarının ömür boyu rüyalarını dolduran, yalnız, Türk’e ve padişah Fatih’e nasip olan bir fethi kutluyoruz; günah mı? Kuvvetin en büyük hak tanındığı bir devirde demirden yumruğu ile, muhayyileleri doldururcasına karada deniz manevraları yaparak bu cennet şehri bize yadigâr eden şanlı bir atamıza vefa borcunu ifa ediyoruz; günah mı? Kokmuş skolastiğiyle zaten çağını yitirmiş olan geri bir imparatorluğu devirip rönesansa hız veren beşerî bir dehâyı tekrar içimize, gönlümüze basıyoruz; günah mı?

Tuna boyunda birbiri peşi sıra bütün millî varlıkları eritilen Kuman, Hazar, Peçenek ve Kıpçaklı Türk kardeşlerimize kıyasla, Yunanlılar ve diğerleri işte idare tarzımızın yumuşaklığı neticesi bugün ayaktalar ya! Bu sinirlilik, bu böbürleniş neden? İstediklerini bir türlü anlayamıyoruz… Yoksa İstanbul’u fetheden Sultan Fatih değil de, Todoraki Efendi midir?


Şardağ, R. (1953, Nisan 29). Günübirlik/Todoraki. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Yorum bırakın