Yeni Millî Eğitim Vekili olan muhterem profesör Rıfkı Salim Bey, verdiği beyanatında Millî Eğitim sistemimize canlı bir iki çizgiyle temas edip geçti; mahir ressamın fırçasıyla şöyle dokunması kabilinden. Ama bu işaretlerin kuvvetli bir projektör mahiyeti var. Bunu da söyleyelim. Gerçek odur ki Türkiye’de, çeyrek asırdan beri gelen türlü nazarî ve hatta tatbikî görüşlere rağmen tedrisat halâ öğrenmekten çok öğretmek üstüne bina edilmiş durumdadır. Bundan otuz beş sene önce bir tanınmış terbiyeciye: “Yurt Bilgisi tedrisatı hangi usûlle yapılmalı” yolunda bir suâl sorulduğunda alınan haklı cevap şudur: “Dershanelere kilit vurup dışarı çıkmak usûlü ile.”
Bu köklü dava yanında, tarih felsefesinde derin bir otorite olan Vekilimizin dikkatine bir noktayı daha acı olarak arzetmeliyim: Türkiye’de tarih, Orta Çağ enfüsîliğinden ve martavalcılığından kurtulmuşsa bile ilmî ve muasır felsefî anlayışına kavuşmamıştır. Türk’ün medeniyetçi, umrancı ve insancı tarafı, kahraman cephesiyle aynı ölçüde tanınmamaktadır, bu bir! Halâ tarihimiz bir takım şahsî hükümlerle safsata içinde tedris ediliyor. Bu da iki! “Atillâ, Aetius’ü mağlûb etseydi bütün Avrupa Türk olacaktı.” Tarihi, Şalon muharebesiyle bir daha tekrar edemeyeceğimize göre buna benzer ilim dışı görüşlere, “Şöyle olsaydı, böyle olurdu” diyen çenesi düşük “kıssa”cılığa son verilmelidir artık; yürekler acısı bir tarafımız daha var: Klâsik san’atlarımızdan mimarî, hatta kısmen edebiyata mevki verildiği halde lâhinlerden mimarî yaratan dünkü dedelerin, ağaların ve çavuşların dehakâr musikisine yer verilmez. Bütün dünya, klâsiklerinde mevcut kemal usaresini emmeye çalışırken, bizim köksüz olmamız reva mı?
Son bir acı tarafımız daha: Eski Vekil Sayın İleri, erkek ve kadın öğretmenlerimizi adeta toptan itham altına alan bir demeç vermiş, onları bu memleketin en menfur saydığı lekelerle suçlu etmişler gibi göstermişti.
İlmiyle olduğu kadar terbiye ve ahlâkı ile de tanınan Sayın Burçak‘tan, hanidir dilhun olan öğretmen arkadaşlarımın gönlünü alacak bir demeç beklemek ve sabık Vekil’in, şüphesiz ki istemeden incittiği bu irfanlı kütleyi şevke getirmek temennimizdir.
Şardağ, R. (1953, Nisan 30). Günübirlik/Millî Eğitim mevzuunda. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

