Bazılarının noksanı

Geçen gün İstanbul Radyosunda İrfan Doğrusöz'ü dinlerken ne yalan söyleyeyim hem sevindim, hem de üzüldüm. Sevinç ve üzüntümün sebepleri ayrıdır. Bu genç ve münevver arkadaşın yıllardır repertuarını piyasalaşmış ve bizi utandıracak eser koymamakta gösterdiği asil mukavemet ve cidden hayran olduğum sesinin tok vakur müessiriyeti keyfiyeti bir yana, sanatkar hayret edilecek ani tekamül gücü ile değişmiş [...]

Bu Umum Müdürü neden severim?

Basın Yayın Umum Müdürlüğü'ne bugüne kadar gelen bütün  umum müdürleri, ya şahsen tanımak veya çalışma ve gayretleriyle haklarında söylenen müspet veya menfi sözlere muhatap olmak suretiyle müşahede süzgecimden geçirmişimdir. İçlerinde iki kişi tanırım ki, kendileriyle daha evvel hiç bir dostluğum bulunmadığı halde haklarında hiç bir suretle tek dedikodu çıkmamıştır. Bunlardan biri Selim Sarper, diğeri de [...]

Bu genç doktoru tutacağız

İstanbul Radyosuna tayin edilen genç müdür Dr. Nevzat Atlığ'la alakalı bir mektup aldık. Eski Devlet Bakanı Sayın Dr. Mükemmel Sarol'un şahsî kaprisleriyle hareket etmesine örnek olarak verdiğimiz isimler arasında Dr. Nevzat'ın da bulunduğunu bize ikaz eden bu okuyucumuz (mektubu ve adı bizde mahfuzdur) "Ama," diyor, "Nevzat Bey kabiliyetli bir insan olabilir, iltimasla geldiği o mevkide [...]

Sarısözen’ler arasında prensip yarası

Gönlümüz her iki taraftan gelecek iyi haberlere ve anlaşma rüzgarlarına muntazırdır 1938 yılından önceleri sevdiğim, 1938 yılından sonra da tanışıp dostluğunda ayrı huzur ve hususiyet bularak bağlandığım, ve aldığım, o temiz dostluk kadar da kendisine verebildiğimi sandığım görüş ve duygu arkadaşım Muzaffer Sarısözen'e telefonu açıp bir İstanbul gazetesine akseden ailevî anlaşmazlığın ve ayrılık haberinin aslını [...]

Dr. Sarol’un teb’idinden sonra

Demokrat Parti'nin gözde simalarından Sayın Dr. Mükerrem Sarol'un Devlet Bakanlığından istifasından ve partiden de teb'idinden sonra onun Radyo ve musikimiz üzerindeki şahsi kaprislerine de, bu kaprislerin sebep olduğu huzursuzluklara da bir nihayet vermek zarureti karşısındayız.  Sayın Dr. Vekil olunca çok enerjik bir yol tutarak bazı kararlara varmıştı. Ajans haberlerini ayrı ayrı saatlere tevzi etmesi, İstanbul [...]

Mazhar Bey haklıdır

Bir kaç kere müşahedesine dayanarak muhterem üstadım Münir Mazhar Bey'in fikrini benimsemiş ve gazetemizde belirtmiştik. Bu kalitesiz, edebî olmaktan uzak güfteler çığırına, önüne gelenin kaleme sarılıp karıştırdığı haltları besteleme münasebetsizliğine bir son vermeliyiz. Güzelim bestelerimizden insanı iğrendirecek kadar kötü intibalar alıyorsak, bunun yegâne sebebi eserin sözleridir.  Mazhar Bey diyor ki: Bizim bestelerimizin melodileri aslında çok [...]

Çapı yerinde bir örnek adam

"Bizde nice güzelim senfoniler, araya bir köçekçe, bir Segâh âyini nağmesi karıştırmak yüzünden fakirin kıçındaki yamalı pantolona dönmüştür." Ankara Radyosunda genç müzik şefi Erdoğan Çaplı'yı dinleyen ve benim inandığım manada bir musiki telakkisine sahip olanlar, öyle sanıyorum ki derin bir sevinç içindedirler. Zira bu genç ve maharetli çocuk, içinde yaşadığımız, kendisiyle sarmaş dolaş olduğumuz için [...]

Kadrosu Basın Yayın’a naklonulan Mesut Cemil Bağdat Konservatuvarı Müdürü oldu

İstanbul Radyosu Müdürlüğü'ne de Dr. Nevzat Atlığ getirildi. Giden kimdi? Mesut Cemil İstanbul Radyosu müdürlüğünden ayrılmış, Bağdat Konservatuvarı müdürlüğüne tayin edilmiştir. Onun hakkında ve hususiyle hizmetlerini över yolda bu sütunlarda o kadar çok yazılmıştır ki okuyucularımız kanaatimizin ne kadar müspet olduğunu bilirler. Mesut Cemil'in çalmadığı ve güzel kullanıp icra etmediği bir musiki aleti olmadığı, iyi [...]

Göbeğine tuz koy

Talihsizlik kimsede değil; bende. Şu Ankara Radyosuna hepsinden fazla sempatim vardır. Devlet Konservatuvarında Fonetik Asistanlığı yaparken bir yandan ilk olarak oradan solistlere, daha çok spikerlere fonetik dersi vermiştim. İlk konferanslarım orada, ilk dostluklarım, musiki muhitim orada başladı. Oraya her müdür gelen, her şef gelen bu sebeple arkadaşımdır, severim, tutmak isterim.  Ama beni bilenler hakikati ne [...]

İrfana gel!

Radyolarımızda dinlediğimiz seslerde, (sadece seslerde mi ya..) sazlarda dahi acı acı, bir noksanlığa şahit oluruz: İrfan noksanlığı. Sazlarda şahit olduğumuz duygu tezahürü, eğer umumî bilgiden, kültür ve irfandan geçmiş sanatkârlara aitse, derhal kendini hissettirir.  İstisnalar, küçük yaştakiler dehalar hariç tutulmak şartıyla bu böyledir: Ama, hususiyle seslerde irfanın, irfanlı okuyuşun tesiri büyüktür.  Dinlediğimiz seslerde bütün parlaklığı [...]