Dün çok sevdiğim birini yoklamak için hastaneye gittim. Ziyaretçi beklemek kadar hasta yoklamanın da -eğer sevilen bir dost ise- romantik tarafı vardı. “Sevilen bir dostsa” dedim; zira bir de işin yasak savma kabilinden olanı var, resmî olan ciheti var. Bu, benim dediğim, o değil. Eline, ona lâyık gördüğün hediyeyi alamadığın için üzgün, fakat gönlüne şifa, iyilik temenni eden bir alâka doldurduğun için de memnunsun. Pazarı kendi hodbin arzularından sıyrılıp bir kederli ile beraber paylaşmanın verdiği o sevinç ve hatta o gurur az bahtiyar edici şey midir? Her ne ise, ben şu, biraz da romantik rüzgârla mest olmuş, koğuşa girerken bir sürprizle karşılaştım. Hastam taburcu olmuştu. O an derhal sevinmem lâzımken ne yalan söyleyeyim, biraz hayıflandım. Öyle ya, beni beklemeli, hiç olmazsa alâkamı anlamalı, o gün değil, hiç olmazsa bir gün sonra iyi olmalı değil mi idi? Kısaca, insan olmamızın tuhaf tecellilerinden bir hodbinlik daya: Ben onu aradığım yerde bulmalı idim.
Merdivenlerden geri geri inerken şu, hastamı bulamamak mefhumunun zihnimde yaydığı ışığa kaptırdım kendimi. Öyle ya, oturacaktım yanında, hal hatır soracaktım. Hastam, şu tek tatil gününü kendisiyle birlikte geçiren kahramanı boydan boya seyredecekti. Ona rikkat, şefkat dolu bakacak, bakacaktım. Duyduğum üzüntüyü az görecek, bu nesneden yüreğimde batman dolusu mevcut olduğu hissini uyandırmak için en artistik pozları takınacaktım. “Şey demek isteyecektim; bak, tatili yanında geçiriyorum, gör, ne kadar üzgünüm, işte iyi olman için bir çok fedakârlığa hazırım, gördün değil mi, bakışlarımdaki yakın alâkayı; hani sen iyi olmazsan dünyanın her zevki bana haram olur.”
Dilimle olmazsa bile, gözümle insan denen hodkâm mahlûkun gerçek tarafını teşhir edecektim. Üzülmek, üzerimize alınmamak gibi gayretler beyhude olur. Hakikat, hepimiz için bu değil mi?
Halbuki biz işin tuhafı “eşref-i mahlûkat”ız da…
Şardağ, R. (1953, Mayıs 4). Günübirlik/Eşref-i mahlûkat. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

