Geçen gün, belediye meclisi üyesi Mehmet Özyağcı‘ya ait olduğunu sonradan öğrendiğim cep defteri elime geçti. İşte kabın iç tarafına yazılmış olan ilk cümle: “802 sokak için lâğım yapılacak.” İkinci sahifedeki notlardan biri: “457 sokakta umumî çeşme yapılması işi. 10790 numara ile evraktadır”. Bir not daha: “1696 sokaktaki evin sayış muamelesi için tadilât komisyonuna gideceğim.” Bir başka not: “Sokağın çevresine döşenecek mozayik yeşil olacak.” İşte bir başkası: “647 sokakta lâğım yoktur.” Bir başkası daha: “İkiçeşmelik’teki sokağın ampülü takılacak.” Bu da bir ayrı not: “676 sokağın durumu haritadan tetkik edilecek.”
İşte okuyucularım, şu gördüğünüz notlar, benim elime geçen defterin kabı ile ondan sonra gelen sahifesini işgal ediyor. Bu defter, bu şehrin belediye azalığı vazifesini yüklenen bir vatandaşın, hemşehrilere karşı yüklendiği vicdan borcunu ne güzel ifade ediyor. Mehmet Özyağcı denilen arkadaşı tanımayanınız var mıdır? Ortadan kısa boyu, nasırlı elleri, köstekli saati, babacan tavrı ile herkesin dileği peşinde bütün sevgisini seferber eden Mehmet Özyağcı’nın şahsında alkışladığım, gayretli, verimli vatandaş tipidir. Büyük büyük lâfların ardında müspet bir tek eser bırakmadan yüksek dersler vermeye kalkan faydasız bir çok yarı münevver yanında o, cebindeki defterde, bu halka karşı giriştiği taahhütler mevcut olduğunu unutmuyor. Bu defterde gördüklerim seni hicvetmemi gerektirseydi, babam olsa vururdum. Özyağcı! Aman sen medhe lâyıksın; ne kadar Yağcı Mehmet deseler de…
Şardağ, R. (1953, Mayıs 1). Günübirlik/Yağcı Mehmet. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

