Avrupa güzelliğine kadar yükselen, Türkiyemizin en güzel kızlarından Günseli Başar, evvelki gün evlendi. Onun dünya evine girdiği bir sırada bir noktayı işaretlemek isterim. Günseli’den sonra bir başka gazetenin tertiplediği müsabakayı kazanarak Amerikalılara giden ve daha yola çıkarken öz vatanının insanlarını kızdırıcı demeçler veren öteki güzelimtırağa mukabil, Başar’ın bir iki meziyeti var ki onun, muvaffakiyet merdiveninin bütün basamaklarını bir anda atlamasına sebep olmuştur. Bu kız, gülmekten utanır gibi gülüyordu. Bize son yıllarda, “neş’e lâzım” diyen bir kısım köksüzlerden bulaştığı üzere, avurtlarını patlatırcasına sırnaşıkça gülmedi. Şimdi bir başkasına ait olan kızın güzelliği üzerinde kalem oynatmaya hakkımız olmayan Günseli’nin iç güzelliği, yüzüne asil güneşini o kadar gümrahça yaymıştı ki insanı mezara dek takip eden bu fazilet ve değerleri övmekle bitirmek mümkün değildir. O, maddesinde bir şey yokmuşcasına ürkekti. Kazanmayı, memleketinin Batı diyarında temsili için istemişçesine jüriye çıktı. Nihayet, başaramayacakmış gibi bir hali vardı.
Başar, başarmışsa biraz da şu, dünyanın en sevgili mahlûku olan Türk’ten nefsinde bir çok şeyler topladığı içindir.
Balayı’na çıkıyormuş. Ona balayı değil, kaymak ayı bile az gelir. Gezsin, tozsun. Kardeşimizdir, her gittiği yere saadet temennilerimizi yollarız.
Şardağ, R. (1953, Mayıs 10). Günübirlik/Günseli için. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

