Her yılın ondokuzu 

Her yıl böyle spor heyecanı içinde çoluk çocuk soluğu stadyumlarda alır, genç nesillerin, beden yapılarındaki sağlamlığa hayran oluruz. Her ayın on dokuzu, çocuklarımızın, sağ ve esen kalma davasında ne kadar ileri gittiklerini, gelecek tehlikelere karşı taşıdıkları karşı koyma güçlerini öğrenmemiz, öğrenmemiz ne demek, gözlerimizle görmemiz için mükemmel bir fırsattır. Fakat 1919 yılının bir on dokuz Mayıs sabahında, korku ve endişeden göz gözü görmediği, ümitsizliğin en yakından en uzak bulutlara kadar yayıldığı günlerde eski manevra paltosunun yakalarını kaldırmış olarak Samsun kıyılarına Mustafa Kemal çıkmıştır. Türkiye’nin hiç ölmeyecek olan bu dev iradeli adamı, ebedî şüphelerin ve hayal inkisarlarının gecesini sabaha çevirmek azmindedir. “Hey gidi tarihler görmüş, çağlar devirmiş olan koca milletim” der gibidir; “Bu senin talihin elbette değişecek. Bir gün gelecek, kaderine cihan imrenecektir ve Türk olman dünyanın en büyük mutluluğunu teşkil edecektir.”

Nişanlarını, ordu komutanlığı rütbesini, para, pul, mevki, her şeyi kaldırıp atmış, milletin emrinde çalışan bir nefer kisvesiyle kurtuluş hareketine başlamıştır. Bu memleket bir 19 Mayıs sabahı onun mavi gözlerinde çakan şimşekler sonunda kurtulmuştur. Milletinin hayrı için kellesini bir sürü ukubete (eziyet) havaleye hazır olan o sevgili insan olmasa böyle değil göğüslerimiz, başımız dik olabilir miydi?

Kardeşlerim, her on dokuz Mayıs sabahında, kalbinizin en hisli köşeciğinde, onu hatırlamanın buruk acısını hissedin.  19 Mayıs, Atatürk’ün kara bahtımızı beyaza döndürdüğü günün ilk sabahıdır.


Şardağ, R. (1953, Mayıs 19). Günübirlik/Her yılın ondokuzu. Ege Ekspres Gazetesi, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler… 

Yorum bırakın